Araf Sûresi107. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فألقى | ل ق يLGY | feelḳā | bunun üzerine attı | So he threw |
| 2 | عصاه | ع ص وAṦV | ǎSāhu | asasını | his staff, |
| 3 | فإذا | — | fe iƶā | birden | and suddenly |
| 4 | هي | — | hiye | o | it |
| 5 | ثعبان | ث ع بS̃AB | ṧuǎ'bānun | bir ejderha (oluverdi) | (was) a serpent, |
| 6 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | açıkça | manifest. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فالقى عصاه فاذا هى ثعبان مبين
Arapça (Harekeli)
فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ
Transliterasyon
Fe elkâ asâhu fe izâ hiye su’bânun mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Faalq<span class="u">a</span> AAa<span class="u">sa</span>hu fa-i<span class="u">tha</span>hiya thuAAb<span class="u">a</span>nun mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ, sopasını yere attı, derken sopa apaşikâr kocaman bir yılan oldu.
Ali Bulaç
Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Mûsâ asâsını yere attı, o hemen tam anlamıyla bir ejderha oluverdi.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!
Edip Yüksel
Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine, Musa asasını yere bıraktı, asa sahici bir ejderha oldu.
Hakkı Yılmaz
(107,108)Bunun üzerine Mûsâ, bilgi birikimini* ortaya attı, o da birdenbire apaçık bir “silip süpüren”* kesiliverdi. Gücünü de sıyırıp açığa koydu; artık gücü, izleyenler için mükemmel, tam kusursuzca idi.*
Muhammed Esed
Bunun üzerine (Musa), asâsını yere bıraktı: Oo! (bir de ne görsünler!) düpedüz bir yılandı, bu;
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine (Musa) asasını yere bıraktı: Fakat o da ne? Düpedüz bır yılandı o!
Suat Yıldırım
107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}
Süleyman Ateş
Bunun üzerine (Musa), asasını attı, birden o, açıkça bir ejderha (oluverdi).
Şaban Piriş
O anda Musa bastonunu attı. Şimdi o apaçık bir ejderha olmuştu.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine Musa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.
Edip-Layth-Martha
He threw down his staff and there it was an obvious serpent.
Muhammad Asad
Thereupon [Moses] threw down his staff, and lo! it was a serpent, plainly visible;
Rashad Khalifa
He threw down his staff, and it turned into a tremendous serpent.,
The Monotheist Group
He cast down his staff and it manifested into a serpent.