Araf Sûresi108. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (6 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ونزعن ز عNZAve nezeǎve (böğründen) çıkardıAnd he drew out
2يدهي د يYD̃Yyedehuelinihis hand
3فإذاfe iƶābirdenand suddenly
4هيhiyeoit
5بيضاءب ي ضBYŽbeyDā'ubembeyaz parlayıverdi(was) white
6للناظرينن ظ رNƵRlinnāZirīnebakanlar içinfor the observers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ونزع يده فاذا هى بيضاء للنظرين

Arapça (Harekeli)

وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ

Transliterasyon

Ve neze’a yedehu fe izâ hiye beydâu lin nâzırîn|e|.

Transliteration (Eng.)

WanazaAAa yadahu fa-i<span class="u">tha</span> hiya bay<span class="u">da</span>oli<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span><span class="i"><span class="u">th</span></span>ireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Elini koltuğuna sokup çıkarınca bakanlar gördüler ki bembeyaz, parıl-parıl parlayan bir el.

Ali Bulaç

(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).

Bayraktar Bayraklı

Elini çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.

Diyanet İşleri

Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.*

Edip Yüksel

Elini çıkardı, bakanlar için bembeyaz oluverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.

Erhan Aktaş

Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi.

Hakkı Yılmaz

(107,108)Bunun üzerine Mûsâ, bilgi birikimini* ortaya attı, o da birdenbire apaçık bir “silip süpüren”* kesiliverdi. Gücünü de sıyırıp açığa koydu; artık gücü, izleyenler için mükemmel, tam kusursuzca idi.*

Muhammed Esed

Ve (sonra) elini yukarı kaldırdı: Oo! Bir de baktılar, bembeyaz, ışıl ışıl!

Mustafa İslamoğlu

Ve elini çıkardı: Bir de baktılar ki, göz kamaştırıcı bir parlaklık!

Suat Yıldırım

107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}

Süleyman Ateş

Ve elini (böğründen) çıkardı, birden o, bakanlar için, bembeyaz parlayan bir şey oldu.

Şaban Piriş

Elini koynuna soktu. O şimdi bakanların (gözünü kamaştıran) bembeyaz bir el idi

Yaşar Nuri Öztürk

Elini çekip çıkardı; birden o el, bakanların önünde bembeyaz kesildi.

Edip-Layth-Martha

He drew out his hand, and it became pure white for the spectators.

Muhammad Asad

and he drew forth his hand, and lo! it appeared [shining] white to the beholders.*

Rashad Khalifa

He took out his hand, and it was white to the beholders.,

The Monotheist Group

And he drew out his hand, and it became pure white for the onlookers.