Araf Sûresi118. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فوقع | و ق عVGA | feveḳaǎ | ortaya çıktı | So was established |
| 2 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳu | gerçek | the truth, |
| 3 | وبطل | ب ط لBŦL | ve beTale | ve batıl oldu | and became futile |
| 4 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 5 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 6 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapıyor(lar) | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فوقع الحق وبطل ما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Fe vakaal hakku ve batale mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
FawaqaAAa al<span class="u">h</span>aqqu waba<span class="u">t</span>ala m<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Böylece de hak üstün oldu, yerine geldi ve yaptıkları şeyler, mahvolup gitti.
Ali Bulaç
Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı.
Bayraktar Bayraklı
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.
Diyanet İşleri
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.
Edip Yüksel
Böylece, gerçek gerçekleşti ve yaptıkları boşa çıktı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmişti.
Erhan Aktaş
Böylece, hakk* ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl* oldu.
Hakkı Yılmaz
Böylece hak yerini buldu ve Firavun ve ileri gelenlerin bütün yaptıkları boşa gitti, işe yaramadı.
Muhammed Esed
Böylece gerçek kendini göstermiş, berikilerin bütün o yapıp becerdiklerinin boş olduğu ortaya çıkmış oldu.
Mustafa İslamoğlu
Böylece hakikat ortaya çıktı ve (Allah) diğerlerinin yaptıkları sihri iptal etti.
Suat Yıldırım
Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.
Süleyman Ateş
Gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl oldu.
Şaban Piriş
Gerçek ortaya çıktı. Onların yaptıkları boşa gitti.
Yaşar Nuri Öztürk
Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri işe yaramaz hale geldi.
Edip-Layth-Martha
Thus the truth was confirmed, and what they were doing was falsified.
Muhammad Asad
whereupon the truth was established, and vain was proved all that they had been doing.
Rashad Khalifa
Thus, the truth prevailed, and what they did was nullified.,
The Monotheist Group
Thus the truth was set, and what they did was made of no effect.