Araf Sûresi131. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإذا | — | feiƶā | zaman | But when |
| 2 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethumu | onlara geldiği | came to them |
| 3 | الحسنة | ح س نḪSN | l-Hasenetu | bir iyilik | the good |
| 4 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they said, |
| 5 | لنا | — | lenā | bizimdir | """For us" |
| 6 | هذه | — | hāƶihi | bu | "(is) this.""" |
| 7 | وإن | — | ve in | eğer | And if |
| 8 | تصبهم | ص و بṦVB | tuSibhum | kendilerine ulaşırsa | afflicts them |
| 9 | سيئة | س و اSVE | seyyietun | bir kötülük | bad, |
| 10 | يطيروا | ط ي رŦYR | yeTTayyerū | uğursuz sayarlardı | they ascribe evil omens |
| 11 | بموسى | — | bimūsā | Musa | to Musa |
| 12 | ومن | — | ve men | kimseleri | and who |
| 13 | معه | — | meǎhu | ve beraberindeki | (were) with him. |
| 14 | ألا | — | elā | iyi bilinki | Behold! |
| 15 | إنما | — | innemā | ancak | Only |
| 16 | طائرهم | ط ي رŦYR | Tāiruhum | onların uğursuzluğu | their evil omens |
| 17 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | katındadır | (are) with |
| 18 | الله | — | llahi | Allah | Allah |
| 19 | ولكن | — | velākinne | fakat | but |
| 20 | أكثرهم | ك ث رKS̃R | ekṧerahum | çokları | most of them |
| 21 | لا | — | lā | (do) not | |
| 22 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilmezler | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاذا جاءتهم الحسنة قالوا لنا هذه وان تصبهم سيئة يطيروا بموسى ومن معه الا انما طئرهم عند الله ولكن اكثرهم لا يعلمون
Arapça (Harekeli)
فَإِذَا جَاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هَذِهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسَى وَمَن مَّعَهُ أَلَا إِنَّمَا طَائِرُهُمْ عِندَ اللَّهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Fe izâ câethumul hasenetu kâlû lenâ hâzih|î|, ve in tusibhum seyyietun yettayyerû bi mûsâ ve men meah|u|, e lâ innemâ tâiruhum indallahi ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa-i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>at-humu al<span class="u">h</span>asanatuq<span class="u">a</span>loo lan<span class="u">a</span> h<span class="u">ath</span>ihi wa-in tu<span class="u">s</span>ibhumsayyi-atun ya<span class="u">tt</span>ayyaroo bimoos<span class="u">a</span> waman maAAahu al<span class="u">a</span>innam<span class="u">a</span> <span class="u">ta</span>-iruhum AAinda All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span>kinnaaktharahum l<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara bir iyilik gelince hakkımızdı bu zâten derler, bir kötülük geldi mi Mûsâ'nın ve onunla berâber bulunanların uğursuzluğuna verirlerdi. İyice bil ki uğradıkları uğursuzluk, Allah'tandı, fakat çoğu bilmezdi bunu.
Ali Bulaç
Onlara bir iyilik geldiği zaman "Bu bizim için" dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Allah Katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir iyilik, bolluk gelince, “Bu bizim hakkımızdır” derler; eğer kendilerine bir fenâlık gelirse, Mûsâ ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna sayarlardı. Bilesiniz ki onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet İşleri
Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, "Bu bizim hakkımızdır" derler; eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı. Bilesiniz ki, onlara gelen uğursuzluk Allah katındandır, fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Edip Yüksel
Kendilerine bir iyilik geldiği zaman, "Bunu biz hak ettik" derler, kendilerine bir kötülük dokunduğu zaman ise Musa ve beraberindekileri uğursuzlukla suçlarlardı. Doğrusu, onların uğursuzluğu ALLAH tarafından kararlaştırılır. Ancak çokları bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman, işte bu bizim hakkımızdır, dediler, başlarına bir kötülük gelince de, işte bu Musa ile yanındakilerin uğursuzluğu yüzünden, dediler. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır. Lâkin çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş
Onlara bir iyilik geldiği zaman, “Bu bizdendir.” derler. Bir kötülük isabet ettiği zaman da Musa ve onunla birlikte olanları uğursuz sayarlardı. İyi bilin ki onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır.* Ancak çokları bunu bilmez.
Hakkı Yılmaz
Sonra kendilerine iyilik geldiği zaman, “İşte bu bize aittir” dediler. Eğer kendilerine bir kötülük gelirse, Mûsâ ile yanındakilerin uğursuzluğu olarak kabul ederler. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındadır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Fakat onlar, kendilerine ne zaman bir iyilik erişse "Bu (zaten) bizim hakkımızdı!" derler, ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Yoo! Şüphesiz, onların uğur(suzluk)ları Allah tarafından öngörülmüştür; ne var ki, çoğu (bunu) bilmez.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki onlar, kendilerine ne zaman bir iyilik ulaşsa "Bu (zaten) bizim hakkımızdı" derler; fakat ne zaman da bir kötülük dokunsa, Musa ve onunla birlikte olanların uğursuzluğuna yorarlardı. Yoo! Onların uğursuzluğa yordukları (şey) Allah katındandır; fakat onların çoğu bunun farkında değiller.
Suat Yıldırım
Onlara iyilik, bolluk geldiğinde: “Hâ işte bu bizim hakkımız! Kendi becerimizle bunu elde ettik! ” derlerdi. Eğer kendilerine bir kötülük gelirse onu, Mûsa ile beraberindeki müminlerin uğursuzluklarına verirlerdi. Dikkat edin, iyiliği olduğu gibi kötülüğü de yaratmak, ancak Allah'ın kudretiyledir fakat onların çoğu bilmezler.
Süleyman Ateş
Onlara bir iyilik geldiği zaman: "Bu, bizimdir (kendi becerimizle bunu elde ettik)" derler; kendilerine bir kötülük ulaşırsa, Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlar(onların yüzünden belaya uğradıklarını sanırlar)dı. İyi bilinki, onların uğursuzluğu Allah katındadır, fakat çokları bilmezler.
Şaban Piriş
Onlara bir iyilik geldiği zaman “bu bizim hakkımızdır” derler, onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Musa ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin, onların uğursuzluğu sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir iyilik geldiğinde, "bu bizimdir" derlerdi. Kendilerine bir kötülük dokunduğunda ise Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. Gözünüzü açın! Onların uğursuzluk kuşu Allah katındadır, fakat birçoğu bilmiyor.
Edip-Layth-Martha
When any good comes to them, they say, "This is ours," and when any bad afflicts them, they blame it on Moses and those with him. Their blame is with God, but most of them do not know.
Muhammad Asad
But whenever good fortune alighted upon them, they would say, "This is [but] our due"; and whenever affliction befell them, they would blame their evil fortune on Moses and those who followed him.* Oh, verily, their [evil] fortune had been decreed by God-but most of them knew it not.
Rashad Khalifa
When good omens came their way, they said, "We have deserved this," but when a hardship afflicted them, they blamed Moses and those with him. In fact, their omens are decided only by GOD, but most of them do not know.,
The Monotheist Group
When any good came to them, they said: "This is ours," and when any bad afflicted them, they blamed it on Moses and those with him. Their blame is with God, but most of them do not know.