Araf Sûresi134. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | وقع | و ق عVGA | veḳaǎ | çökünce | fell |
| 3 | عليهم | — | ǎleyhimu | üzerlerine | on them |
| 4 | الرجز | ر ج زRCZ | r-riczu | azab | the punishment, |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | they said, |
| 6 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 7 | موسى | م و س MVS | mūsā | Musa | Musa |
| 8 | ادع | د ع وD̃AV | d'ǔ | du'a et | Invoke |
| 9 | لنا | — | lenā | bizim için | for us |
| 10 | ربك | ر ب بRBB | rabbeke | Rabbine | your Lord |
| 11 | بما | — | bimā | üzerine | by what |
| 12 | عهد | ع ه دAHD̃ | ǎhide | verdiği söz | He has promised |
| 13 | عندك | ع ن دAND̃ | ǐndeke | sana | to you. |
| 14 | لئن | — | lein | eğer | If |
| 15 | كشفت | ك ش فKŞF | keşefte | kaldırırsan | you remove |
| 16 | عنا | — | ǎnnā | bizden | from us |
| 17 | الرجز | ر ج زRCZ | r-ricze | azabı | the punishment |
| 18 | لنؤمنن | ا م نEMN | lenu'minenne | muhakkak inanacağız | surely, we will believe |
| 19 | لك | — | leke | sana | [for] you |
| 20 | ولنرسلن | ر س لRSL | velenursilenne | ve mutlaka göndereceğiz | and surely, we will send |
| 21 | معك | — | meǎke | seninle beraber | with you |
| 22 | بني | ب ن يBNY | benī | oğullarını | (the) Children |
| 23 | إسرائيل | — | isrāīle | İsrail | "(of) Israel.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما وقع عليهم الرجز قالوا يموسى ادع لنا ربك بما عهد عندك لئن كشفت عنا الرجز لنومنن لك ولنرسلن معك بنى اسرءيل
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ لَئِن كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَنِي إِسْرَائِيلَ
Transliterasyon
Ve lemmâ vakaa aleyhimur riczu kâlû yâ mûsed’u lenâ rabbeke bi mâ ahide indek|e|, le in keşefte anner ricze le nu’minenne leke ve le nursilenne meake benî isrâîl|e|.
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> waqaAAa AAalayhimu a<span class="b">l</span>rrijzuq<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span> odAAu lan<span class="u">a</span> rabbaka bim<span class="u">a</span>AAahida AAindaka la-in kashafta AAann<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>rrijzalanu/minanna laka walanursilanna maAAaka banee isr<span class="u">a</span>-eel<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâba uğrayınca yâ Mûsâ diyorlardı; icâbet edeceğine dâir verdiği söze uyarak Rabbine duâ et de bizden bu belâyı defetsin, muhakkak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.
Ali Bulaç
Başlarına iğrenç bir azap çökünce, dediler ki: "Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip-giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğulları’nı seninle göndereceğiz.
Bayraktar Bayraklı
Azap üzerlerine çökünce, “Ey Mûsâ! Sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et! Eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrâiloğulları'nı seninle göndereceğiz” dediler.
Diyanet İşleri
Azap üzerlerine çökünce, "Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz" dediler.
Edip Yüksel
Her ne zaman başlarına bir musibet gelse, "Ey Musa, sana verdiği sözden dolayı Rabbine yalvar. Bizi bu felaketlerden kurtarırsan seni onaylar ve İsrailoğullarını da seninle beraber yollarız" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz."
Erhan Aktaş
Başlarına azap gelince: “Ey Musa! Sana verilen söze dayanarak Rabb’ine dua et, eğer bizden bu azabı uzaklaştırırsan sana inanacağız ve İsrailoğulları’nın seninle birlikte gitmesine izin vereceğiz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Ve ne zaman ki, bu azap üzerlerine çöktü: “Ey Mûsâ! Sana olan ahdi/ verdiği söz nedeniyle bizim için Rabbine dua et, eğer sen bizden bu cezayı kaldırırsan sana kesinlikle iman edeceğiz. Ve kesinlikle İsrâîloğulları'nı seninle birlikte göndereceğiz” dediler.
Muhammed Esed
Ve başlarına ne zaman bir bela/bir musibet gelse, "Ey Musa" derlerdi, "Seninle yaptığı (peygamberlik) ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu musibeti bizden uzaklaştırırsa sana inanacağız ve İsrailoğulları'nın seninle gitmesine izin vereceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
(Bu) musibet(ler)in başlarına geldiği her zaman şu vaadde bulunurlardı: "Ey Musa, seninle yaptığı peygamberlik ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et! Bu musibeti bizden uzak tutmayı sağlarsan, söz, sana inanacak ve İsrailoğullarının seninle gitmesine izin vereceğiz."
Suat Yıldırım
Azap üzerlerine çökünce dediler ki: “Mûsâ! Rabbin ile arandaki ahit uyarınca, bizim için O'na yalvar. Eğer bu azabı üstümüzden kaldırırsan, mutlaka sana inanacak ve İsrailoğullarını da seninle göndereceğiz. ”
Süleyman Ateş
Üzerlerine azab çökünce: "Ey Musa, dediler, sana verdiği söz uyarınca bizim için Rabbine du'a et; eğer bizden azabı kaldırırsan, muhakkak sana inanacağız ve mutlaka İsrail oğullarını seninle beraber göndereceğiz!"
Şaban Piriş
.-Ey Musa, yanındaki ahid Kitap ile Rabbine yalvar, eğer bizden bu azabı kaldırırsa kesin olarak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle beraber salıvereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Pislik üzerlerine çökünce şöyle dediler: "Ey Musa! Sana verdiği söze dayanarak Rabbine bizim için dua et. Şu pisliği üzerimizden kaldırırsa, sana kesinlikle inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte mutlaka göndereceğiz."
Edip-Layth-Martha
When the plague befell them, they said, "O Moses, call on your Lord for what pledge He gave you. If you remove this plague from us, then we will acknowledge you and we will send with you the Children of Israel."
Muhammad Asad
And whenever a plague struck them, they would cry: "O Moses, pray for us to thy Sustainer on the strength of the covenant [of prophethood] which He has made with thee! If thou remove this plague from us, we will truly believe in thee. and will let the children of Israel go with thee!"
Rashad Khalifa
Whenever a plague afflicted them, they said, "O Moses, implore your Lord - you are close to Him. If you relieve this plague, we will believe with you, and will send the Children of Israel with you.",
The Monotheist Group
And when the affliction befell them, they said: "O Moses, call on your Lord for what He has pledged with you, that if you remove this affliction from us, then we will believe in you and we will send with you the Children of Israel."