Araf Sûresi179. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly |
| 2 | ذرأنا | ذ ر اZ̃RE | ƶera'nā | yarattık | We have created |
| 3 | لجهنم | — | licehenneme | cehennem için | for Hell |
| 4 | كثيرا | ك ث رKS̃R | keṧīran | birçok | many |
| 5 | من | — | mine | of | |
| 6 | الجن | ج ن نCNN | l-cinni | cin | the jinn |
| 7 | والإنس | ا ن سENS | vel'insi | ve insan | and men. |
| 8 | لهم | — | lehum | vardır | For them |
| 9 | قلوب | ق ل بGLB | ḳulūbun | kalbleri | (are) hearts |
| 10 | لا | — | lā | (but) not | |
| 11 | يفقهون | ف ق هFGH | yefḳahūne | fakat anlamazlar | they understand |
| 12 | بها | — | bihā | onlarla | with them, |
| 13 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | and for them |
| 14 | أعين | ع ي نAYN | eǎ'yunun | gözleri | (are) eyes |
| 15 | لا | — | lā | (but) not | |
| 16 | يبصرون | ب ص رBṦR | yubSirūne | fakat görmezler | they see |
| 17 | بها | — | bihā | onlarla | with them, |
| 18 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | and for them |
| 19 | آذان | ا ذ نEZ̃N | āƶānun | kulakları | (are) ears |
| 20 | لا | — | lā | (but) not | |
| 21 | يسمعون | س م عSMA | yesmeǔne | fakat işitmezler | they hear |
| 22 | بها | — | bihā | onlarla | with them. |
| 23 | أولئك | — | ulāike | işte onlar | Those |
| 24 | كالأنعام | ن ع مNAM | kālen'ǎāmi | hayvanlar gibidir | (are) like cattle, |
| 25 | بل | — | bel | hatta | nay |
| 26 | هم | — | hum | onlar | they |
| 27 | أضل | ض ل لŽLL | eDellu | daha da sapıktır | (are) more astray. |
| 28 | أولئك | — | ulāike | işte | Those - |
| 29 | هم | — | humu | onlardır | they |
| 30 | الغافلون | غ ف لĞFL | l-ğāfilūne | gafiller | (are) the heedless. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ذرانا لجهنم كثيرا من الجن والانس لهم قلوب لا يفقهون بها ولهم اعين لا يبصرون بها ولهم ءاذان لا يسمعون بها اولئك كالانعم بل هم اضل اولئك هم الغفلون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِّنَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لَّا يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لَّا يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لَّا يَسْمَعُونَ بِهَا أُولَئِكَ كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُولَئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ
Transliterasyon
Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîren minel cinni vel insi lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad <span class="u">th</span>ara/n<span class="u">a</span> lijahannamakatheeran mina aljinni wa<span class="b">a</span>l-insi lahum quloobun l<span class="u">a</span>yafqahoona bih<span class="u">a</span> walahum aAAyunun l<span class="u">a</span> yub<span class="u">s</span>iroonabih<span class="u">a</span> walahum <span class="u">atha</span>nun l<span class="u">a</span> yasmaAAoona bih<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-ika ka<span class="b">a</span>l-anAA<span class="u">a</span>mi bal hum a<span class="u">d</span>alluol<span class="u">a</span>-ika humu algh<span class="u">a</span>filoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır; düşünmezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. Onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hattâ daha da sapıktır onlar. Onlardır gaflette kalanların ta kendileri.
Ali Bulaç
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, kalpleri olup düşünmeyen, gözleri olup görmeyen, kulakları olup dinlemeyen cinleri ve insanları cehennem için yarattık. Bunlar hayvan gibidirler; hatta daha da aşağıdırlar. İşte gâfil olanlar böyleleridir.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.*
Edip Yüksel
İnsanlardan ve cinlerden çok sayıda kişiyi cehenneme mahkûm ettik. Kalpleri var, fakat kavrayamazlar; gözleri var, fakat görmezler; kulakları var, fakat işitmezler. Onlar, çiftlik hayvanları gibidir, hatta daha da kötü… Ve onlar, olup bitenden habersizdirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, cinnden* ve insten* yaratılmış* olanların birçoğu Cehennem’liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da basittiler. İşte gafil olanlar bunlardır.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki tanıdıklarınızdan-tanımadıklarınızdan birçoğunu cehennem için türetip ürettik; onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar. Gözleri vardır, onlarla görmezler. Kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar duyarsızların ta kendileridir.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitmeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, görünen görünmeyen iradeli varlıklar içinden akleden kalpleri olup da kavramayan, gözleri olup da görmeyen, kulakları olup da işitmeyen birçoklarını cehennemlik yapmışızdır. Hayvan gibidir onlar, belki daha da aşağı! Onlar gaflete gömülmüş olan zavallılardır.
Suat Yıldırım
Biz cehennem için cinlerden ve insanlardan öyle kimseler yarattık ki onların kalpleri vardır ama bu kalplerle idrâk etmezler, gözleri vardır onlarla görmezler, kulakları vardır onlarla işitmezler. Hasılı onlar hayvanlar gibi, hatta onlardan da şaşkındırlar. İşte asıl gafil olanlar onlardır. [46, 26; 2, 18; 8, 23; 22, 46; 2, 171] {KM, İşaya 6, 9-10; Matta 13, 13-14}
Süleyman Ateş
Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık... Ve işte gafiller onlardır!
Şaban Piriş
Cinlerden ve insanlardan çoğunu cehennemlik kıldık. Çünkü onların kalpleri vardır. Onunla anlayış göstermezler. Gözleri vardır, onunla görmezler, kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan da aşağıdırlar. İşte onlar gafillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar, gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.
Edip-Layth-Martha
We have committed to hell many Jinns and humans. They have hearts, yet they do not comprehend; they have eyes yet they do not see; they have ears yet they do not hear. They are like cattle; no, they are even more astray. These are the heedless ones.
Muhammad Asad
And most certainly have We destined for hell many of the invisible beings* and men who have hearts with which they fail to grasp the truth, and eyes with which they fail to see, and ears with which they fail to hear. They are like cattle -nay, they are even less conscious of the right way:* it is they, they who are the [truly] heedless!
Rashad Khalifa
We have committed to Hell multitudes of jinns and humans. They have minds with which they do not understand, eyes with which they do not see, and ears with which they do not hear. They are like animals; no, they are far worse - they are totally unaware.,
The Monotheist Group
And We have given to Hell many of the Jinn and mankind; they had hearts with which they did not understand, and they had eyes with which they did not see, and they had ears with which they did not hear. They are like livestock; no, they are even more astray. These are the unaware ones.