Araf Sûresi188. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | لا | — | lā | değilim | """Not" |
| 3 | أملك | م ل كMLK | emliku | ben sahip | I have power |
| 4 | لنفسي | ن ف سNFS | linefsī | kendime | for myself |
| 5 | نفعا | ن ف عNFA | nef'ǎn | bir faydaya | (to) benefit |
| 6 | ولا | — | ve lā | ne de | and no |
| 7 | ضرا | ض ر رŽRR | Derran | bir zarara | (power to) harm, |
| 8 | إلا | — | illā | başka | except |
| 9 | ما | — | mā | what | |
| 10 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dilediğinden | wills |
| 11 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah. |
| 12 | ولو | — | velev | eğer | And if |
| 13 | كنت | ك و نKVN | kuntu | I would | |
| 14 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | bilseydim | know |
| 15 | الغيب | غ ي بĞYB | l-ğaybe | gaybı | (of) the unseen |
| 16 | لاستكثرت | ك ث رKS̃R | lāstekṧertu | elbete çok elde ederdim | surely I could have multiplied |
| 17 | من | — | mine | of | |
| 18 | الخير | خ ي رḢYR | l-ḣayri | hayır (mal ve mülk) | the good |
| 19 | وما | — | ve mā | and not | |
| 20 | مسني | م س سMSS | messeniye | bana dokunmamıştır | (could) have touched me |
| 21 | السوء | س و اSVE | s-sū'u | kötülük | the evil. |
| 22 | إن | — | in | Not | |
| 23 | أنا | — | enā | ben | (am) I |
| 24 | إلا | — | illā | sadece | except |
| 25 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | bir uyarıcı | a warner |
| 26 | وبشير | ب ش رBŞR | ve beşīrun | ve müjdeleyiciyim | and a bearer of good tidings |
| 27 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir kavim için | to a people |
| 28 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanan | "who believe.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل لا املك لنفسى نفعا ولا ضرا الا ما شاء الله ولو كنت اعلم الغيب لاستكثرت من الخير وما مسنى السوء ان انا الا نذير وبشير لقوم يومنون
Arapça (Harekeli)
قُل لَّا أَمْلِكُ لِنَفْسِي نَفْعًا وَلَا ضَرًّا إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ وَلَوْ كُنتُ أَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِيَ السُّوءُ إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Kul lâ emliku li nefsî nef’an ve lâ darran illâ mâşaallâh|u|, ve lev kuntu a’lemul gaybe lesteksertu minel hayri ve mâ messeniyes sûu in ene illâ nezîrun ve beşîrun li kavmin yu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul l<span class="u">a</span> amliku linafsee nafAAan wal<span class="u">a</span><span class="u">d</span>arran ill<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> sh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>huwalaw kuntu aAAlamu alghayba la<span class="b">i</span>stakthartu mina alkhayriwam<span class="u">a</span> massaniya a<span class="b">l</span>ssoo-o in an<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span>na<span class="u">th</span>eerun wabasheerun liqawmin yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Allah'ın dilediğinden başka kendime ne bir fayda vermeye gücüm yeter, ne bir zarardan kaçınmaya. Gaibi bilseydim daha fazla hayır elde etmek isterdim ve bana bir kötülük gelmezdi. Fakat ben ancak inanan topluluğu korkutan ve müjdeleyen biriyim.
Ali Bulaç
De ki: "Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben sadece, inanan bir toplum için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”
Diyanet İşleri
De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak gerçeği onaylayan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım."*
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki, ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye malik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim.
Erhan Aktaş
De ki: Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer gaybı* bilseydim, elbette daha çok yararıma olan şeyi yapardım ve bana bir kötülük de dokunmazdı.* Ben, inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Ben kendim için Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye yetkin değilim. Ben eğer görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği bilseydim, elbette ben hayırdan çoğaltmak isterdim. Ve bana hiçbir kötülük bulaşmamıştır. Ben ancak bir uyarıcı ve iman eden bir topluma müjdeleyenim.”
Muhammed Esed
(Ey Peygamber) de ki: "Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim, muhakkak ki, bahtiyarlık adına ne varsa ondan payıma daha çoğu düşerdi ve kötülük asla yaklaşamazdı bana. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve inanan bir topluma iyi haberler getiren müjdeci".
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah dilemedikçe, ben (dahi) kendime ne yarar sağlayabilirim, ne de zararı önleyebilirim. Zira eğer gaybı bilseydim, kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayrılmasını sağlardım, üstelik kötülük de semtime uğrayamazdı. Ne ki ben, inanan insanlar için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeciyim."
Suat Yıldırım
De ki: “Ben kendim için bile Allah dilemedikçe hiçbir şeye kadir değilim: Ne fayda sağlayabilirim, ne de gelecek bir zararı uzaklaştırabilirim. Şayet gaybı bilseydim elbette çok mal mülk elde ederdim, bana hiç fenalık da dokunmazdı. Ama ben iman edecek kimseler için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeleyiciyim. ” [72, 26]*
Süleyman Ateş
De ki: "Ben kendime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır (mal ve mülk) elde ederdim. Bana kötülük dokunmamış (beni cin çarpmamış)tır. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Şaban Piriş
De ki: -Benim kendim için bir fayda ve zarara Allahın dilediği kadardan başka gücüm yetmez. Eğer ben, görülmeyeni bilseydim, iyilik yapmayı artırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı. İnanan bir toplum için sadece uyarıcı ve müjdeciyim.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben kendi nefsime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlayabilirim ne de bir zarar verebilirim. Eğer gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapardım. Ama bana kötülük dokunmamıştır bile. Ben, inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciden başkası değilim."
Edip-Layth-Martha
Say, "I do not possess for myself any benefit or harm, except what God wills. If I could know the future, then I would have increased my good fortune, and no harm would have come to me. I am but a warner and a bearer of good news to a people who acknowledge."*
Muhammad Asad
Say [O Prophet]: "It is not within my power to bring benefit to, or avert harm from, myself, except as God may please. And if I knew that which is beyond the reach of human perception, abundant good fortune-would surely have fallen to my lot, and no evil would ever have touched me. I am nothing but a warner, and a herald of glad tidings unto people who will believe."*
Rashad Khalifa
Say, "I have no power to benefit myself, or harm myself. Only what GOD wills happens to me. If I knew the future, I would have increased my wealth, and no harm would have afflicted me. I am no more than a warner, and a bearer of good news for those who believe.",
The Monotheist Group
Say: "I do not possess for myself any benefit or harm, except what God wills. And if I could know the future, then I would have increased my good fortune, and no harm would have come to me. I am but a warner and a bearer of good news to a people who believe."