Araf Sûresi189. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | هو | — | huve | O'dur | He |
| 2 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the One Who |
| 3 | خلقكم | خ ل قḢLG | ḣaleḳakum | sizi yarattı | created you |
| 4 | من | — | min | from | |
| 5 | نفس | ن ف سNFS | nefsin | nefisten | a soul, |
| 6 | واحدة | و ح دVḪD̃ | vāHidetin | bir tek | single |
| 7 | وجعل | ج ع لCAL | ve ceǎle | ve var eti | and made |
| 8 | منها | — | minhā | ondan | from it |
| 9 | زوجها | ز و جZVC | zevcehā | eşini | its mate |
| 10 | ليسكن | س ك نSKN | liyeskune | (gönlü) sukün bulsun diye | that he might live |
| 11 | إليها | — | ileyhā | onunla | with her. |
| 12 | فلما | — | fe lemmā | ne zaman ki | And when |
| 13 | تغشاها | غ ش وĞŞV | teğaşşāhā | eşini sarıp örtünce | he covers her, |
| 14 | حملت | ح م لḪML | Hamelet | (eşi) yüklendi | she carries |
| 15 | حملا | ح م لḪML | Hamlen | bir yük | a burden |
| 16 | خفيفا | خ ف فḢFF | ḣafīfen | hafif | light |
| 17 | فمرت | م ر رMRR | fe merrat | gezdirdi | and continues |
| 18 | به | — | bihi | onu | with it. |
| 19 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 20 | أثقلت | ث ق لS̃GL | eṧḳalet | (yükü) ağırlaşınca | she grows heavy, |
| 21 | دعوا | د ع وD̃AV | deǎvā | ikisi beraber du'a ettiler | they both invoke |
| 22 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah, |
| 23 | ربهما | ر ب بRBB | rabbehumā | Rableri | their Lord, |
| 24 | لئن | — | lein | eğer | """If" |
| 25 | آتيتنا | ا ت يETY | āteytenā | bize verirsen | You give us |
| 26 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | iyi güzel (bir çocuk) | a righteous (child), |
| 27 | لنكونن | ك و نKVN | lenekūnenne | elbette oluruz | surely we will be |
| 28 | من | — | mine | -den | among |
| 29 | الشاكرين | ش ك رŞKR | ş-şākirīne | şükredenler- | "the thankful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
هو الذى خلقكم من نفس وحدة وجعل منها زوجها ليسكن اليها فلما تغشىها حملت حملا خفيفا فمرت به فلما اثقلت دعوا الله ربهما لىن ءاتيتنا صلحا لنكونن من الشكرين
Arapça (Harekeli)
هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشَّاهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفِيفًا فَمَرَّتْ بِهِ فَلَمَّا أَثْقَلَت دَّعَوَا اللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ آتَيْتَنَا صَالِحًا لَّنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ
Transliterasyon
Huvellezî halakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ sâlihan le nekûnenne mineş şâkirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Huwa alla<span class="u">th</span>ee khalaqakum min nafsinw<span class="u">ah</span>idatin wajaAAala minh<span class="u">a</span> zawjah<span class="u">a</span> liyaskunailayh<span class="u">a</span> falamm<span class="u">a</span> taghashsh<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>amalat<span class="u">h</span>amlan khafeefan famarrat bihi falamm<span class="u">a</span> athqalatdaAAaw<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>ha rabbahum<span class="u">a</span> la-in <span class="u">a</span>taytan<span class="u">a</span><span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>an lanakoonanna mina a<span class="b">l</span>shsh<span class="u">a</span>kireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir mabuttur ki sizi tek bir kişiden yarattı, ülfet ve ünsiyet etmesi için ondan da eşini halketti. Derken erkek eşine yaklaşınca eşi, hafif bir yük taşımaya ve onunla gidip gelmeye başladı. O yük ağırlaşınca ikisi de, bize âzâsı tam ve iyi bir evlât verirsen şüphe yok ki biz de şükredenlerden oluruz diye Rablerine duâ ettiler.
Ali Bulaç
O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti. Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."
Bayraktar Bayraklı
Sizi tek bir cevherden yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de o cevherden var eden, Allah'tır. Eşine sarılınca, eşi hamile kaldı ve onu bir müddet taşıdı. Gebeliği ağırlaşınca, karı koca, Rableri Allah'a, “Bize kusursuz bir çocuk verirsen andolsun, şükredenlerden olacağız” diye yalvardılar.
Diyanet İşleri
Sizi bir tek candan (Âdem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı) yaratan O'dur. Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yük yüklendi (hamile kaldı). Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah'a: Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız, diye dua ettiler.
Edip Yüksel
O sizi bir tek nefisten (aynı genetik özellikten) yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Rab'leri ALLAH'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız" diye yalvardılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız."
Erhan Aktaş
O, sizi bir tek nefisten* yarattı ve kendisi ile sükûnet bulsun diye ondan* eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb’leri olan Allah’a: “Eğer bize salih* bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız.” diye dua ettiler.
Hakkı Yılmaz
O, sizi bir candan oluşturan ve ondan da, kendisine ısınsın diye eşini yapandır. Ne zaman ki o, onu örtüp bürüdü, o zaman o hafif bir yük yüklendi. Ve bununla gidip geldi. Ne zamanki hanım ağırlaştı, hemen o ikisi Rablerine dua ettiler: “Eğer bize sağlıklı bir çocuk verirsen, andolsun ki kesinlikle karşılığını ödeyenlerden olacağız.”
Muhammed Esed
SİZİ (hepinizi) bir tek candan yaratan, Ve (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden eş var edip çıkaran O'dur. Öyle ki, o eşini kucaklayınca, eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir ve taşır o yükü. Sonra (kadın) gün gelip (çocuğun yüküyle) iyice ağırlaşınca, her ikisi birden Allah'a, Rablerine yalvarırlar: "Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen, muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!"
Mustafa İslamoğlu
O'dur sizi bir tek candan yaratan ve kendisine ilgi duysun diye ona kendi cinsinden eşini var eden. Gün gelip o eşine sarılınca, (önce) eş hafif bir yük yüklenir ve o yükü bir süre taşır. Ardından yük ağırlaşınca eşler Rableri olan Allah'a: "Eğer bize eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedersen; söz, Sana şükreden kimselerden olacağız!" diye yakarırlar.
Suat Yıldırım
O'dur ki sizi bir tek candan yarattı ve bundan da, gönlü kendisine ısınsın diye eşini inşa etti. Erkek eşini sarıp bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi, hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca her ikisi de Rab'leri olan Allah'a yönelip “Eğer bize sağlıklı, kusursuz bir evlat verirsen mutlaka Sana şükreden kullarından oluruz” diye yalvardılar. [4, 1; 49, 13; 30, 21] {KM, Tekvin 2, 21-22}
Süleyman Ateş
O'dur ki sizi bir tek nefisten yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var eti; eşini sarıp örtünce (eşiyle birleşince) eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. (Yükü) ağırlaşınca ikisi beraber Rableri Allah'a du'a ettiler: "Eğer bize iyi, güzel bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz!" (dediler).
Şaban Piriş
Sizi tek bir kişiden yaratan ve kendisiyle huzur bulması için ondan eşini var eden Odur. İnsan, eşini bürüdüğü zaman hafif bir yük yüklenir. Onunla bir süre geçer. Yükü ağırlaşınca Rableri olan Allaha dua ederek: -Eğer bize sağlam bir çocuk verirsen sana şükredenlerden oluruz, derler.
Yaşar Nuri Öztürk
O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız."
Edip-Layth-Martha
He is the One who created you from one person, and He made from it its mate to attain tranquility. When he covered her, she became pregnant with a light load, and she continued with it. When it became heavy, they called on God, their Lord: "If You give us a healthy child, then we will be among the thankful."
Muhammad Asad
IT IS HE who has created you [all] out of one living entity, and out of it brought into being its mate, so that man might incline [with love] towards woman.* And so, when he has embraced her, she conceives [what at first is] a light burden, and continues to bear it. Then, when she grows heavy [with child], they both call unto God, their Sustainer, "If Thou indeed grant us a sound [child], we shall most certainly be among the grateful!"
Rashad Khalifa
He created you from one person (Adam). Subsequently, He gives every man a mate to find tranquility with her. She then carries a light load that she can hardly notice. As the load gets heavier, they implore GOD their Lord: "If You give us a good baby, we will be appreciative.",
The Monotheist Group
He is the One who has created you from one person, and He made from it its mate to reside with. When he dwelled with her, she became pregnant with a light load, and she continued with it; then when it became heavy, they called on God, their Lord: "If You give us an upright child, then we will be among the thankful."