Araf Sûresi198. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإن | — | ve in | eğer | And if |
| 2 | تدعوهم | د ع وD̃AV | ted'ǔhum | onları çağırsanız | you call them |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | الهدى | ه د يHD̃Y | l-hudā | hidayete | the guidance |
| 5 | لا | — | lā | not | |
| 6 | يسمعوا | س م عSMA | yesmeǔ | işitmezler | do they not. |
| 7 | وتراهم | ر ا يREY | ve terāhum | ve görürsün | And you see them |
| 8 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yenZurūne | baktıklarını | looking |
| 9 | إليك | — | ileyke | sana | at you |
| 10 | وهم | — | vehum | oysa onlar | but they - |
| 11 | لا | — | lā | not | |
| 12 | يبصرون | ب ص رBṦR | yubSirūne | görmezler | (do) they see. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان تدعوهم الى الهدى لا يسمعوا وترىهم ينظرون اليك وهم لا يبصرون
Arapça (Harekeli)
وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى الْهُدَى لَا يَسْمَعُوا وَتَرَاهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Transliterasyon
Ve in ted’ûhum ilel hudâ lâ yesme’û, ve terâhum yenzurûne ileyke ve hum lâ yubsırûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-in tadAAoohum il<span class="u">a</span> alhud<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>yasmaAAoo watar<span class="u">a</span>hum yan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroona ilayka wahuml<span class="u">a</span> yub<span class="u">s</span>iroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları doğru yola çağırırsan dinlemezler ve görürsün ki sana bakıyorlar, fakat baktıkları halde görmezler.
Ali Bulaç
Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler. Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler bile.
Bayraktar Bayraklı
Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.
Diyanet İşleri
Onları doğru yola çağırmış olsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.
Edip Yüksel
Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Siz onları doğru yola çağıracak olsanız da duymazlar." Onların sana baktıklarını görürsün, bakarlar, ama görmezler.
Erhan Aktaş
Eğer onları hidayete çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını görürsün, oysa onlar görmezler.
Hakkı Yılmaz
Siz onları doğru yola çağırsanız da duymazlar. Ve onları sana bakar görürsün, hâlbuki onlar görmezler.”
Muhammed Esed
onlara yol göstermeleri için yalvarsanız, işitmezler; sana baktıklarını sanırsın, oysa görmezler."
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, sizi duymazlar bile; ve sanırsın ki sana bakıyorlar, fakat onlar görmezler."
Suat Yıldırım
Siz o müşrikleri (veya putları) doğru yola dâvet ederseniz işitmezler. Onların sana baktığını görürsün ama, aslında onlar görmezler. [35, 14]
Süleyman Ateş
Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Şaban Piriş
Onları doğru yola çağırsanız sizi işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları, hidayete çağırsanız, duymazlar. Onların sana baktıklarını sanırsın. Oysa ki, onlar görmezler.
Edip-Layth-Martha
If you invite them to the guidance, they do not listen; you see them looking at you, while they do not see.
Muhammad Asad
and if you pray unto them for guidance, they do not hear; and though thou mayest imagine that they behold thee,* they do not see."
Rashad Khalifa
When you invite them to the guidance, they do not hear. And you see them looking at you, but they do not see.,
The Monotheist Group
And when you invite them to the guidance, they do not listen. And you see them looking at you, while they do not see.