Araf Sûresi43. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (36 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ونزعنان ز عNZAve nezeǎ'nāve çıkarıp atmışızdırAnd We will remove
2ماne varsawhatever
3فيiçinde(is) in
4صدورهمص د رṦD̃RSudūrihimgöğüsleritheir breasts
5منmin-denof
6غلغ ل لĞLLğillinkin-malice.
7تجريج ر يCRYtecrīakmaktadırFlows
8منminfrom
9تحتهمت ح تTḪTteHtihimualtlarındanunderneath them
10الأنهارن ه رNHRl-enhāruırmaklarthe rivers.
11وقالواق و لGVLve ḳālūve dedilerAnd they will say,
12الحمدح م دḪMD̃l-Hamduhamdolsun"""All the praise"
13للهlillahiAllah'a(is) for Allah,
14الذيlleƶīo kithe One Who
15هداناه د يHD̃Yhedānālutfedip bizi getirdiguided us
16لهذاlihāƶāburayato this,
17وماve māand not
18كناك و نKVNkunnābizwe were
19لنهتديه د يHD̃Ylinehtediye(doğruyu) bulamazdıkto receive guidance
20لولاlevlāeğerif not
21أنen[that]
22هداناه د يHD̃Yhedānābizi getirmeseydi(had) guided us
23اللهllahuAllahAllah.
24لقدleḳadmuhakkakCertainly,
25جاءتج ي اCYEcā'etgetirmişlercame
26رسلر س لRSLrusuluelçileriMessengers
27ربنار ب بRBBrabbināRabbimizin(of) our Lord
28بالحقح ق قḪGGbil-Haḳḳigerçeği"with the truth."""
29ونودوان د وND̃Vve nūdūonlara seslenildiAnd they will be addressed,
30أنen[that]
31تلكمtilkumuişte size"""This"
32الجنةج ن نCNNl-cennetucennet(is) Paradise,
33أورثتموهاو ر ثVRS̃ūriṧtumūhāo size miras verildiyou have been made to inherit it
34بماbimākarşılıkfor what
35كنتمك و نKVNkuntumyou used to
36تعملونع م لAMLteǎ'melūneyaptıklarınıza"do."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ونزعنا ما فى صدورهم من غل تجرى من تحتهم الانهر وقالوا الحمد لله الذى هدىنا لهذا وما كنا لنهتدى لولا ان هدىنا الله لقد جاءت رسل ربنا بالحق ونودوا ان تلكم الجنة اورثتموها بما كنتم تعملون

Arapça (Harekeli)

وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمُ الْأَنْهَارُ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي هَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَا أَنْ هَدَانَا اللَّهُ لَقَدْ جَاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ وَنُودُوا أَن تِلْكُمُ الْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Transliterasyon

Ve neza´nâ mâ fî sudûrihim min gıllin tecrî min tahtihimul enhâr|u|, ve kâlûl hamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye levlâ en hedânallâh|u|, lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk|ı|, ve nûdû en tilkumul cennetu ûristumûhâ bimâ kuntum ta´melûn|e|.

Transliteration (Eng.)

WanazaAAn<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> fee <span class="u">s</span>udoorihimmin ghillin tajree min ta<span class="u">h</span>tihimu al-anh<span class="u">a</span>ru waq<span class="u">a</span>looal<span class="u">h</span>amdu lill<span class="u">a</span>hi alla<span class="u">th</span>ee had<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span>lih<span class="u">atha</span> wam<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> linahtadiya lawl<span class="u">a</span>an had<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu laqad j<span class="u">a</span>at rusulurabbin<span class="u">a</span> bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi wanoodoo an tilkumualjannatu oorithtumooh<span class="u">a</span> bim<span class="u">a</span> kuntum taAAmaloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gönüllerindeki kini, hasedi gideririz, bulundukları yerlerin altından ırmaklar akar ve hamd Allah'a ki derler, doğru yolu buldurdu da bu nîmetlere kavuşturdu bizi; Allah hidâyet etmeseydi doğru yolu bulamazdık; andolsun ki Rabbimizin peygamberleri gerçek olarak geldiler ve onlara işte yaptığınız işlere karşılık mîras olarak elde ettiğiniz cennet diye nidâ edilir.

Ali Bulaç

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun, Rabbimiz'in elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.

Bayraktar Bayraklı

Onların göğüslerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. O cennette altlarından ırmaklar akmaktadır. “Lütfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun. Allah bizi getirmeseydi biz bunu bulamazdık. Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişler” dediler. Onlara, “İşte size cennet, yaptıklarınıza karşılık size miras verildi” diye seslenilecektir.

Diyanet İşleri

(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: "Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona varis kılındınız diye seslenilir.

Edip Yüksel

Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi" dediler. Kendilerine: "İşte bu bahçe sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız" diye seslendik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".

Erhan Aktaş

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: “Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi biz kendiliğimizden bu hidayete erişemezdik. Ant olsun ki Rabb’imizin rasulleri gerçeği getirmişlerdir.” Onlara: “İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur.” diye seslenilir.

Hakkı Yılmaz

(42,43)İman edenler ve düzeltmeye yönelik işler yapanlar; –ki Biz hiç kimseye kapasitesinin üstünde bir şey yüklemeyiz– işte onlar cennet yâranlarıdır ve onlar, orada sonsuz olarak kalıcılardır. Ve göğüslerinde kinden, hınçtan, kıskançlıktan, hileden, hainlikten, garazdan ne varsa çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. Onlar, “Tüm övgüler, bize bunun için kılavuzluk eden Allah'adır. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi biz kılavuzlandığımız doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçek ile gelmiştir” derler. Ve onlara seslenilir: “İşte size cennet! Yapmış olduklarınızla buna vâris; son sahip oldunuz.”

Muhammed Esed

(ki, oraya girmeden önce) onların içlerinde (takılıp kalmış) olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa silip atacağız; orada önlerinde dereler-ırmaklar çağıldayacak; ve onlar: "Bütün övgüler, bizi bu (bahtiyarlığa) eriştiren Allah'a yakışır; çünkü eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık! Ve Rabbimizin elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler!" diyecekler. Ve (bir ses): "İşte geçmişte edip-eyledikleriniz sayesinde kazandığınız cennet, bu!" diye yankılanacak

Mustafa İslamoğlu

Onları içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız, ayaklarının altından nehirler çağlayacak ve şu itirafta bulunacaklar: "Hamdin tamamı bizi bu (mutlu sona) ulaştıran Allah'a mahsustur; eğer Allah bize doğru yolu göstermemiş olsaydı, biz asla doğru yolu bulamazdık. Doğrusu, Rabbimizin elçileri bize gerçeği söylemişler." Ve yankılanan bir nida: "İşte, yaptığınız (iyiliklere) karşılık mirasçısı olduğunuz cennet bu!"

Suat Yıldırım

Öyle bir halde ki içlerinde kin kabilinden ne varsa hepsini söküp çıkarırız, önlerinden ırmaklar akar. “Hamdolsun bizi bu cennete eriştiren Allah'a! Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı, biz kendiliğimizden yol bulamazdık. Rabbimizin elçilerinin gerçeği bildirdikleri bir kere daha kesinlikle anlaşılmıştır. ” derler. Kendilerine de: “İşte güzel işlerinize karşılık, karşınızda duran şu muhteşem cennete vâris kılındınız, buyurun! ” diye nida edilir.*

Süleyman Ateş

Göğüslerinden kinden (tasadan) ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. "lutfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun, Allah bizi getirmeseydi, biz bunu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş)." dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi" diye seslenildi.

Şaban Piriş

Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der:-Bizi buraya yönelten Allaha hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişler!-İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak mirasçısı olduğunuz cennet! diye onlara seslenilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğüslerinde kinden ne varsa söküp atmışızdır. Şöyle derler: "Hamd olsun bizi buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet."

Edip-Layth-Martha

We removed what was in their chests of jealousy and hidden enmity; rivers will flow beneath them; and they will say, "Praise be to God who has guided us to this, and we would not have been guided unless God guided us. The messengers of our Lord had come with truth." It will be announced to them: "This is paradise; you have inherited it for what you have done."

Muhammad Asad

after We shall have removed whatever unworthy thoughts or feelings may have been [lingering] in their bosoms. Running waters will flow at their feet;* and they will say: "All praise is due to God, who has guided us unto this; for we would certainly not have found the right path unless God had guided us! Indeed, our Sustainer's apostles have told us the truth!" And [a voice] will call out unto them: "This is the paradise which you have inherited by virtue of your past deeds!"

Rashad Khalifa

We will remove all jealousy from their hearts. Rivers will flow beneath them, and they will say, "GOD be praised for guiding us. We could not possibly be guided, if it were not that GOD has guided us. The messengers of our Lord did bring the truth." They will be called: "This is your Paradise. You have inherited it, in return for your works.",

The Monotheist Group

And We removed what was in their chests of hate; rivers will flow beneath them; and they will say: "Praise be to God who has guided us to this, and we would not have been guided unless God guided us. The messengers of our Lord had come with the truth." And it was called to them: "This is the Paradise; you have inherited it for what you have done."