Araf Sûresi44. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (28 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ونادىن د وND̃Vve nādāve seslendiAnd will call out
2أصحابص ح بṦḪBeSHābuhalkı(the) companions
3الجنةج ن نCNNl-cenneticennet(of) Paradise
4أصحابص ح بṦḪBeSHābehalkına(to the) companions
5النارن و رNVRn-nāriateş(of) the Fire
6أنenkithat,
7قدḳadmuhakkak"""Indeed,"
8وجدناو ج دVCD̃vecednābiz buldukwe found
9ماşeyiwhat
10وعدناو ع دVAD̃veǎdenābize va'dettiğini(had) promised us
11ربنار ب بRBBrabbunāRabbimizinour Lord
12حقاح ق قḪGGHaḳḳangerçektrue.
13فهلfehelmu?So have
14وجدتمو ج دVCD̃vecedtumsiz buldunuzyou found
15ماşeyiwhat
16وعدو ع دVAD̃veǎdesize va'dettiğini(was) promised
17ربكمر ب بRBBrabbukumRabbinizin(by) your Lord
18حقاح ق قḪGGHaḳḳangerçek"(to be) true?"""
19قالواق و لGVLḳālūdedilerThey will say,
20نعمneǎmevet"""Yes."""
21فأذنا ذ نEZ̃Nfeeƶƶeneve seslendiThen will announce
22مؤذنا ذ نEZ̃Nmu'eƶƶinunbir ünleyician announcer
23بينهمب ي نBYNbeynehumaralarındanamong them,
24أنendiye[that]
25لعنةل ع نLANleǎ'netula'neti"""(The) curse"
26اللهllahiAllah'ın(of) Allah
27علىǎlāüzerine olsun(is) on
28الظالمينظ ل مƵLMZ-Zālimīnezalimlerinthe wrongdoers,

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ونادى اصحب الجنة اصحب النار ان قد وجدنا ما وعدنا ربنا حقا فهل وجدتم ما وعد ربكم حقا قالوا نعم فاذن موذن بينهم ان لعنة الله على الظلمين

Arapça (Harekeli)

وَنَادَى أَصْحَابُ الْجَنَّةِ أَصْحَابَ النَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُوا نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ

Transliterasyon

Ve nâdâ ashâbul cenneti ashâben nâri en kad vecednâ mâ vâadenâ rabbunâ hakka|n| fe hel vecedtum mâ vaade rabbukum hakka|n| kâlû neam fe ezzene muezzinun beynehum en lâ´netullâhi alez zâlimîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wan<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span> a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bualjannati a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>ba a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ri an qadwajadn<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> waAAadan<span class="u">a</span> rabbun<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>aqqanfahal wajadtum m<span class="u">a</span> waAAada rabbukum <span class="u">h</span>aqqan q<span class="u">a</span>loonaAAam faa<span class="u">thth</span>ana mu-a<span class="u">thth</span>inun baynahum an laAAnatuAll<span class="u">a</span>hi AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Cennet ehli, cehennem ehline biz, Rabbimiz bize neler vaadettiyse gerçek olarak hepsini bulduk, hepsini elde ettik, siz de Rabbinizin size vaadettiğini gerçek bir sûrette elde ettiniz mi diye nidâ eder, onlar da evet derler, derken aralarında bir münâdî, Allah'ın lâneti zâlimlere diye bağırır.

Ali Bulaç

Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Bize Rabbimiz'in vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."

Bayraktar Bayraklı

Cennet ehli, cehennem ehline, “Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Aralarından bir çağrıcı, “Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağırır.

Diyanet İşleri

Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. "Evet!" derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.

Edip Yüksel

Bahçe halkı cehennem halkına seslenir: "Rabbimizin bize söz verdiğini gerçek olarak bulduk. Rabbinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?" "Evet!" derler. Biri aralarında şunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."

Elmalılı Hamdi Yazır

Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!

Erhan Aktaş

Cennet halkı, Cehennem halkına, “Rabb’imizin bize söz verdiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb’inizin size söylediklerinin gerçek olduğunu gördünüz mü?” diye seslenirler. “Evet.” derler. Aralarından bir çağırıcı, “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun.” diye bağırır.

Hakkı Yılmaz

(44,45)Ve cennet ashâbı ateş ashâbına, “Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki, siz Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslendiler. Onlar, “Evet” dediler. Aralarında bir duyurucu, şüphesiz ki Allah'ın dışlamasının/ rahmetinden yoksun bırakmasının, Allah'ın yolundan geri çevirip yolun eğri-büğrüsünü isteyen ve âhireti bilerek reddeden zâlimlerin; yanlış; kendi zararlarına iş yapanların üstüne olacağını duyurdu.(Sonraki 7:50)

Muhammed Esed

Ve cennetlikler, ateşliklere, "Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaat ettiği şeyi gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenecekler. (Berikiler): "Ah, evet!" diye karşılık verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir ses haykıracak: "Allah'ın lâneti, zalimlere elverir,

Mustafa İslamoğlu

Ve cennetlikler cehennemliklere: "Rabbimiz bize ne vaad ettiyse hepsini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerinin hepsini gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenecekler. "Evet!.." diye cevap verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir münadi haykıracak: "Allah lanet etsin tüm zalimlere!..

Suat Yıldırım

44, 45. Cennetlikler cehennemliklere: “Biz, Rabbimizin bize vâd ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vâd ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü? ” deyince onlar: “Evet” diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: “Allah'ın lâneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar âhireti de inkâr ederlerdi. ” diye nida eder. [37, 54-59; 52, 14-16]*

Süleyman Ateş

Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.

Şaban Piriş

44,45. -Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir:-Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da:-Evet! derler. Aralarında bir münâdi:-Allahın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allahın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.

Yaşar Nuri Öztürk

Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "evet" derler. Aralarından bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."

Edip-Layth-Martha

The companions of paradise called the dwellers of the fire: "We have found what our Lord promised us to be true; did you find what your Lord promised to be true?" They said, "Indeed!" Then a caller announced between them: "God's curse is on the wicked."

Muhammad Asad

And the inmates of paradise will call out to the inmates of the fire: "Now we have found that what our Sustainer promised us has come true; have you. too, found that what your Sustainer promised you has come true?" [The others] will answer, "Yes!"-whereupon from their midst a voice* will loudly proclaim: "God's rejection is the due of the evildoers

Rashad Khalifa

The dwellers of Paradise will call the dwellers of Hell: "We have found our Lord's promise to be the truth; have you found your Lord's promise to be the truth?" They will say, "Yes." An announcer between them will announce: "GOD's condemnation has befallen the transgressors;,

The Monotheist Group

And the dwellers of the Paradise called the dwellers of the Fire: "We have found what our Lord promised us to be true; did you find what your Lord promised to be true?" They said: "Indeed!" Then a caller announced between them: "The curse of God is on the wicked."