Mearic Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (6 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومن | — | ve men | ve bulunanları | And whoever |
| 2 | في | — | fī | (is) on | |
| 3 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 4 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | hepsini | all, |
| 5 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 6 | ينجيه | ن ج وNCV | yuncīhi | kendisini kurtarsın | it (could) save him. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومن فى الارض جميعا ثم ينجيه
Arapça (Harekeli)
وَمَن فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ
Transliterasyon
Ve men fîl ardı cemî’an summe yuncîh|i|.
Transliteration (Eng.)
Waman fee al-ar<span class="u">d</span>i jameeAAan thummayunjeeh<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kim varsa yeryüzünde hepsini de fedâ etmek ve sonra da kendini kurtarmak ister.
Ali Bulaç
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Bayraktar Bayraklı
(11-14) Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Edip Yüksel
Ve yeryüzünde bulunan herkesi, ki kurtulsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kurtulmak ister.
Hakkı Yılmaz
(11-14)Birbirlerine gösterilmiş oldukları hâlde suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini ve kardeşini, kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye/kurtulmalık versin sonra da kendini kurtarabilsin ister.
Muhammed Esed
ve yeryüzünde yaşayan (başka) herkesi, onların tümünü; böylece yalnız kendini kurtarabilsin diye.
Mustafa İslamoğlu
dahası yeryüzünde yaşayan herkesi (fidye vermek isteyecek) ki kendisi kurtulabilsin.
Suat Yıldırım
10, 11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31, 33; 40, 18; 23, 101; 80, 34-37]
Süleyman Ateş
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.
Şaban Piriş
Ve yeryüzünde bulunan herkesi... Sonra kendisini kurtarabilsin..
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.
Edip-Layth-Martha
All who are on earth, so that he can be saved!
Muhammad Asad
and of whoever [else] lives on earth, all of them - so that he could but save himself.
Rashad Khalifa
Even all the people on earth, if it would save him.,
The Monotheist Group
And all who are on the earth, so that he can be saved!