Mearic Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (2 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجمع | ج م عCMA | ve cemeǎ | toplayıp | And collected |
| 2 | فأوعى | و ع يVAY | fe ev'ǎā | biriktireni | and hoarded. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجمع فاوعى
Arapça (Harekeli)
وَجَمَعَ فَأَوْعَى
Transliterasyon
Ve cemea fe ev’â.
Transliteration (Eng.)
WajamaAAa faawAA<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve toplayıp biriktireni.
Ali Bulaç
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
Bayraktar Bayraklı
(16-18) Kızaran derileri soyar; sırtını döneni, yüz çevireni ve biriktirip depo edeni çağırır.
Diyanet İşleri
(Servet) toplayıp yığan kimseyi!.
Edip Yüksel
Toplayıp kasaya saklayanı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mal toplayıp kasada yığanı,
Erhan Aktaş
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
Hakkı Yılmaz
(15-18)Kesinlikle o suçlunun düşündüğü gibi değil! O, sırtını dönen ve yüz çevireni, toplayıp da kasada yığanı çağıran, kavurup soyan, alevlenen bir ateştir.
Muhammed Esed
ve (servet) biriktirip, (onu öteki insanların elinden) alanları.
Mustafa İslamoğlu
zira o (serveti) toplayıp (paylaşmayarak) biriktiriyordu.
Suat Yıldırım
17, 18. İmana sırtını dönüp haktan yüz çevireni, bir de servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır.
Süleyman Ateş
(Mal) Toplayıp kasada yığanı!
Şaban Piriş
Malını toplayıp yığanı...
Yaşar Nuri Öztürk
Toplayıp kasada yığanı / depolayanı.
Edip-Layth-Martha
Who hoarded and counted.
Muhammad Asad
and amass [wealth] and thereupon withhold [it from their fellow-men].
Rashad Khalifa
Those who hoarded and counted.,
The Monotheist Group
And who hoarded and counted.