Mearic Sûresi42. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فذرهم | و ذ رVZ̃R | feƶerhum | bırak onları | So leave them |
| 2 | يخوضوا | خ و ضḢVŽ | yeḣūDū | dalsınlar | (to) converse vainly |
| 3 | ويلعبوا | ل ع بLAB | ve yel'ǎbū | ve oynasınlar | and amuse themselves |
| 4 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 5 | يلاقوا | ل ق يLGY | yulāḳū | kavuşuncaya | they meet |
| 6 | يومهم | ي و مYVM | yevmehumu | günlerine | their Day, |
| 7 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 8 | يوعدون | و ع دVAD̃ | yūǎdūne | kendilerine va'dedilen | they are promised, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فذرهم يخوضوا ويلعبوا حتى يلقوا يومهم الذى يوعدون
Arapça (Harekeli)
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتَّى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذِي يُوعَدُونَ
Transliterasyon
Fe zerhum yehûdû ve yel’abû hattâ yulâkû yevme humullezî yûadûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="u">th</span>arhum yakhoo<span class="u">d</span>oowayalAAaboo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yul<span class="u">a</span>qoo yawmahumu alla<span class="u">th</span>eeyooAAadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bırak artık onları dalsınlar daldıklarına ve oynasınlar oynadıklarıyla, kendilerine vaadedilen güne kavuşuncaya dek.
Ali Bulaç
Şu halde sen, kendilerine vadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp-oynasınlar, oyalansınlar.
Bayraktar Bayraklı
Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynayadursunlar.
Diyanet İşleri
Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.
Edip Yüksel
Bırak onları, kendilerine söz verilen gün ile karşı karşıya gelinceye kadar dalsınlar, oynasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde bırak onları, kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalıp oynayadursunlar.
Erhan Aktaş
Artık onları kendi hallerine bırak. Uyarıldıkları günleri gelip çatıncaya kadar gaflet içinde oyalanıp dursunlar.
Hakkı Yılmaz
Sen onları hemen bırak da, vaat edilen günlerine kavuşuncaya dek boşa uğraşsınlar ve oynayadursunlar.
Muhammed Esed
O halde, bırak onları, kendilerine vaad edilen (Hesap) Günü ile karşılaşıncaya kadar boş konuşmalarla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynayıp dursunlar;
Mustafa İslamoğlu
Artık onları kendi haline bırak; vaad edildikleri güne kavuşuncaya kadar lafa dalıp oynayadursunlar.
Suat Yıldırım
Artık sen onları kendi hallerine bırak da, kendilerine vâd edilen gün gelinceye kadar bâtıla dalsın, oynasınlar.
Süleyman Ateş
Bırak onları kendilerine va'dedilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.
Şaban Piriş
-Bırak onları, kendilerine söz verilen gün gelinceye kadar dalıp, oynasınlar!
Yaşar Nuri Öztürk
Bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.
Edip-Layth-Martha
So let them talk in vain and play, until they meet their day which they are promised.
Muhammad Asad
Hence, leave them to indulge in idle talk and play [with words]* until they face that [Judgment] Day of theirs which they have been promised
Rashad Khalifa
Therefore, let them blunder and play, until they meet the day that is awaiting them.,
The Monotheist Group
So let them talk in vain and play, until they meet their Day which they are promised.