Mearic Sûresi44. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1خاشعةخ ش عḢŞAḣāşiǎtenkorkuluHumbled
2أبصارهمب ص رBṦRebSāruhumgözleritheir eyesights,
3ترهقهمر ه قRHGterheḳuhumonları bürümüşwill cover them
4ذلةذ ل لZ̃LLƶilletunalçaklıkhumiliation.
5ذلكƶālikeişte budurThat
6اليومي و مYVMl-yevmugün(is) the Day
7الذيlleƶīwhich
8كانواك و نKVNkānūolanthey were
9يوعدونو ع دVAD̃yūǎdūneonlara va'dedilmişpromised.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

خشعة ابصرهم ترهقهم ذلة ذلك اليوم الذى كانوا يوعدون

Arapça (Harekeli)

خَاشِعَةً أَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذَلِكَ الْيَوْمُ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ

Transliterasyon

Hâşi’aten ebsâruhum terhekuhum zilleh(zilletun), zâlikel yevmullezî kânû yûadûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Kh<span class="u">a</span>shiAAatan ab<span class="u">sa</span>ruhumtarhaquhum <span class="u">th</span>illatun <span class="u">tha</span>lika alyawmu alla<span class="u">th</span>eek<span class="u">a</span>noo yooAAadoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gözleri yerde, üstlerine aşağılık çökmüş; işte onlara vaadedilen gün, bugündür.

Ali Bulaç

Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük' yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azap) günüdür.

Bayraktar Bayraklı

(43-44) O gün, gözleri önlerine eğik, kendilerini zillet kaplamış bir durumda, sanki bir hedefe doğru koşuyorlarmış gibi kabirlerinden hızla çıkarlar. İşte uyarıldıkları gün bu gündür.

Diyanet İşleri

Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!*

Edip Yüksel

Gözleri dönmüş, kendilerini utanç sarmış olarak. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak. İşte onlara vaad edilen gün, o gündür.

Erhan Aktaş

Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

Hakkı Yılmaz

Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri aşağılığa bürünmüş bir hâlde. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!

Muhammed Esed

gözleri düşmüş, zillete dûçâr bir vaziyette: işte onlara defalarca haber verilen Gün...

Mustafa İslamoğlu

gözleri yıkılmış, zillete bürünmüş bir halde: işte bu, onların daha önce defalarca tehdit edildikleri gündür.

Suat Yıldırım

Gözleri yerde, kendilerini baştan aşağı bir zillet kaplamış durumdadır. İşte kendilerine vâd edilen gün, bugündür.

Süleyman Ateş

Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara va'dedilen gün, bugündür.

Şaban Piriş

Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüş. İşte bu, onlara söz verilen gündür!

Yaşar Nuri Öztürk

Gözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları. İşte bu gündür onlara vaat edilmiş olan.

Edip-Layth-Martha

Their eyes are cast down, with shame covering them. This is the day which they were promised.

Muhammad Asad

with downcast eyes, with ignominy overwhelming them: that Day which they were promised again and…*

Rashad Khalifa

With their eyes subdued, shame will cover them. That is the day that is awaiting them.,

The Monotheist Group

Their eyes are cast down, with shame covering them. This is the Day which they were promised.