Nuh Sûresi1. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | gönderdik | [We] sent |
| 3 | نوحا | — | nūHen | Nuh'u | Nuh |
| 4 | إلى | — | ilā | to | |
| 5 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavmine | his people, |
| 6 | أن | — | en | diye | that |
| 7 | أنذر | ن ذ رNZ̃R | enƶir | uyar | """Warn" |
| 8 | قومك | ق و مGVM | ḳavmeke | kavmini | your people |
| 9 | من | — | min | from | |
| 10 | قبل | ق ب لGBL | ḳabli | önce | before |
| 11 | أن | — | en | [that] | |
| 12 | يأتيهم | ا ت يETY | ye'tiyehum | onlara gelmeden | comes to them |
| 13 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | a punishment |
| 14 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | "painful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا ارسلنا نوحا الى قومه ان انذر قومك من قبل ان ياتيهم عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihî en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> noo<span class="u">h</span>an il<span class="u">a</span>qawmihi an an<span class="u">th</span>ir qawmaka min qabli an ya/tiyahum AAa<span class="u">tha</span>bunaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh'u, kavmine.
Ali Bulaç
Şüphesiz, Biz Nuh'u; "Kavmini, onlara acı bir azap gelmeden evvel uyar" diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz biz Nûh'u, kendilerine acıklı bir azap gelmeden önce toplumunu uyarması için toplumuna peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Edip Yüksel
"Kendilerine acı azap gelmezden önce halkını uyar" diye Nuh'u halkına gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye.
Erhan Aktaş
Biz Nuh’u halkına, kendilerine acı veren bir azap gelmezden önce onları uyarması için gönderdik.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz, kendilerine çok acıklı bir azap gelmezden önce, toplumunu uyar diye Nûh'u toplumuna elçi gönderdik.
Muhammed Esed
BİZ Nûh'u kendi toplumuna göndererek "Başlarına şiddetli bir azap gelmeden halkını uyar!" diye (emrettik).
Mustafa İslamoğlu
Biz Nuh'u kendi halkına gönderdik; "Başlarına elim bir azap gelmezden önce halkını uyar!" (dedik).
Suat Yıldırım
Biz Nûh'u kendi milletine peygamber olarak gönderip: “Gayet acı bir azap başlarına gelip çatmadan önce halkını uyar! ” dedik.
Süleyman Ateş
Biz Nuh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azab gelmezden önce kavmini uyar," diye.
Şaban Piriş
Kendilerine acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar diye Nuhu kavmine göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz Nuh'u, "toplumunu, kendilerine korkunç bir azap gelmeden önce uyar" diye kavmine gönderdik.
Edip-Layth-Martha
We have sent Noah to his people: "Warn your people before a painful retribution comes to them."
Muhammad Asad
BEHOLD. We sent Noah unto his people. [saying:] "Warn thy people ere grievous suffering befall them!
Rashad Khalifa
We sent Noah to his people: "You shall warn your people before a painful retribution afflicts them.",
The Monotheist Group
We have sent Noah to his people: "Warn your people before a painful retribution comes to them."