Nuh Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | إني | — | innī | elbette ben | indeed, I |
| 3 | دعوتهم | د ع وD̃AV | deǎvtuhum | onları da'vet ettim | invited them |
| 4 | جهارا | ج ه رCHR | cihāran | açıkça | publicly. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم انى دعوتهم جهارا
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ إِنِّي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا
Transliterasyon
Summe innî deavtuhum cihârâ(cihâran).
Transliteration (Eng.)
Thumma innee daAAawtuhum jih<span class="u">a</span>r<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.
Ali Bulaç
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."
Bayraktar Bayraklı
(5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Diyanet İşleri
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Edip Yüksel
"Sonra onları açıkça çağırdım."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Sonra ben onları açık açık çağırdım."
Erhan Aktaş
“Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum.”
Hakkı Yılmaz
(5-12)Nûh dedi ki: “Rabbim! Şüphesiz ben, toplumumu gece-gündüz/sürekli olarak davet ettim. Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı. Ve şüphesiz ben, onları, Senin onları bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe de kibirlendiler. Sonra şüphesiz ben onları yüksek sesle çağırdım. Sonra şüphesiz onlar için ilan ettim. Onlar için gizli gizli de söyledim. Sonra dedim ki”: “Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Kesinlikle O, çok bağışlayıcıdır. Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın. Size mallar ve oğullar ile yardımda bulunsun, sizin için bahçeler kılsın, ırmaklar kılsın.
Muhammed Esed
Doğrusu, ben onları açık açık çağırdım;
Mustafa İslamoğlu
Gün oldu ben onları açıktan davet ettim;
Suat Yıldırım
Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.
Süleyman Ateş
Sonra ben onları açıkça da'vet ettim.
Şaban Piriş
Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.
Yaşar Nuri Öztürk
"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."
Edip-Layth-Martha
"Then I called to them openly."
Muhammad Asad
"And behold I called unto them openly;
Rashad Khalifa
"Then I invited them publicly.,
The Monotheist Group
"Then I called to them openly."