Nuh Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | إني | — | innī | şüphesiz ben | indeed, I |
| 3 | أعلنت | ع ل نALN | eǎ'lentu | açıktan söyledim | announced |
| 4 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 5 | وأسررت | س ر رSRR | ve esrartu | ve gizli söyledim | and I confided |
| 6 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 7 | إسرارا | س ر رSRR | isrāran | sır olarak | secretly, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم انى اعلنت لهم واسررت لهم اسرارا
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ إِنِّي أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا
Transliterasyon
Summe innî a’lentu lehum ve esrartu lehum isrârâ(isrâran).
Transliteration (Eng.)
Thumma innee aAAlantu lahum waasrartu lahumisr<span class="u">a</span>r<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.
Ali Bulaç
"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."
Bayraktar Bayraklı
(5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Diyanet İşleri
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
Edip Yüksel
"Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konuştum."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. "
Erhan Aktaş
Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da, bire bir görüşerek de ilettim.
Hakkı Yılmaz
(5-12)Nûh dedi ki: “Rabbim! Şüphesiz ben, toplumumu gece-gündüz/sürekli olarak davet ettim. Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı. Ve şüphesiz ben, onları, Senin onları bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe de kibirlendiler. Sonra şüphesiz ben onları yüksek sesle çağırdım. Sonra şüphesiz onlar için ilan ettim. Onlar için gizli gizli de söyledim. Sonra dedim ki”: “Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Kesinlikle O, çok bağışlayıcıdır. Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın. Size mallar ve oğullar ile yardımda bulunsun, sizin için bahçeler kılsın, ırmaklar kılsın.
Muhammed Esed
onlara açıktan tebliğde bulundum; (ayrıca) onlarla gizlice, özel olarak da konuştum;
Mustafa İslamoğlu
gün oldu hem (davetimi) kendilerine ilan ettim, bir de gizliden gizliye davet ettim;
Suat Yıldırım
Daha sonra onları gâh açıkça çağırdım, gâh iyice gizli bir dâvet yönelttim, her türlü yolu denedim.
Süleyman Ateş
Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim:
Şaban Piriş
Sonra onlara açıktan açığa da; gizli gizli de söyledim.
Yaşar Nuri Öztürk
"Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım."
Edip-Layth-Martha
"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."
Muhammad Asad
and, behold I preached to them in public; and I spoke to them secretly, in private;
Rashad Khalifa
"Then I proclaimed to them loudly, and I spoke to them privately.,
The Monotheist Group
"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."