Müzemmil Sûresi20. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (78 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إنinneşüphesizIndeed,
2ربكر ب بRBBrabbekeRabbinyour Lord
3يعلمع ل مALMyeǎ'lemubiliyorknows
4أنكennekeseninthat you
5تقومق و مGVMteḳūmukalktığınıstand
6أدنىد ن وD̃NVednādaha azında(a little) less
7منmin-ndenthan
8ثلثيث ل ثS̃LS̃ṧuluṧeyiüçte ikisi-two-thirds
9الليلل ي لLYLl-leyligecenin(of) the night,
10ونصفهن ص فNṦFve niSfehuve yarısındaand half of it
11وثلثهث ل ثS̃LS̃ve ṧuluṧehuve onun üçte birindeand a third of it
12وطائفةط و فŦVFve Tāifetunbir topluluğun daand (so do) a group
13منmine-danof
14الذينelleƶīnebulunanlar-those who
15معكmeǎkeseninle beraber(are) with you.
16واللهvallahuve AllahAnd Allah
17يقدرق د رGD̃Ryuḳaddirutakdir ederdetermines
18الليلل ي لLYLl-leylegeceyithe night
19والنهارن ه رNHRve nnehārave gündüzüand the day.
20علمع ل مALMǎlimebildiHe knows
21أنenthat
22لنlenaslanot
23تحصوهح ص يḪṦYtuHSūhusizin onu sayamayacağınızıyou count it,
24فتابت و بTVBfetābebu yüzden affettiso He has turned
25عليكمǎleykumsizito you,
26فاقرءواق ر اGREfeḳra'ūartık okuyunso recite
27ماşeyiwhat
28تيسري س رYSRteyesserakolayınıza gelenis easy
29منmine-danof
30القرآنق ر اGREl-ḳurāniKur'an-the Quran.
31علمع ل مALMǎlimebilmiştirHe knows
32أنenthat
33سيكونك و نKVNseyekūnubulunacağınıthere will be
34منكمminkumiçinizdenamong you
35مرضىم ر ضMRŽmerDāhastalarsick
36وآخرونا خ رEḢRve āḣarūneve başka kimselerand others
37يضربونض ر بŽRByeDribūnegeziptraveling
38فيin
39الأرضا ر ضERŽl-erDiyeryüzündethe land
40يبتغونب غ يBĞYyebteğūnearayanseeking
41منmin-ndanof
42فضلف ض لFŽLfeDlilutfu-(the) Bounty
43اللهllahiAllah'ın(of) Allah,
44وآخرونا خ رEḢRve āḣarūneve başka insanlarand others
45يقاتلونق ت لGTLyuḳātilūnesavaşanfighting
46فيin
47سبيلس ب لSBLsebīliyolunda(the) way
48اللهllahiAllah(of) Allah.
49فاقرءواق ر اGREfeḳra'ūZira okuyunSo recite
50ما-şeyiwhat
51تيسري س رYSRteyesserakolayınıza gelen-is easy
52منهminhuO'ndan-of it,
53وأقيمواق و مGVMve eḳīmūve doğrulunand establish
54الصلاةص ل وṦLVS-SalāteSaLâTe/Desteğethe prayer
55وآتواا ت يETYve ātūve verinand give
56الزكاةز ك وZKVz-zekātezekatıthe zakah
57وأقرضواق ر ضGRŽve eḳriDūve borç verinand loan
58اللهllaheAllah'aAllah
59قرضاق ر ضGRŽḳarDanbir borçlaa loan
60حسناح س نḪSNHasenengüzelgoodly.
61وماve māveAnd whatever
62تقدمواق د مGD̃Mtuḳaddimūverdikleriniziyou send forth
63لأنفسكمن ف سNFSlienfusikumkendiniz içinfor yourselves
64منmin-danof
65خيرخ ي رḢYRḣayrinhayır-good,
66تجدوهو ج دVCD̃tecidūhubulacaksınızyou will find it
67عندع ن دAND̃ǐndekatındawith
68اللهllahiAllahAllah.
69هوhuveoIt
70خيراخ ي رḢYRḣayrandaha hayırlıdır(will be) better
71وأعظمع ظ مAƵMve eǎ'Zemeve daha büyüktürand greater
72أجراا ج رECRecranmükafatça(in) reward.
73واستغفرواغ ف رĞFRvesteğfirūve mağfiret dileyinAnd seek forgiveness
74اللهllaheAllah'tan(of) Allah.
75إنinneşüphesizIndeed,
76اللهllaheAllahAllah
77غفورغ ف رĞFRğafūrunçok bağışlayandır(is) Oft-Forgiving,
78رحيمر ح مRḪMraHīmunçok esirgeyendirMost Merciful.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ان ربك يعلم انك تقوم ادنى من ثلثى اليل ونصفه وثلثه وطائفة من الذين معك والله يقدر اليل والنهار علم ان لن تحصوه فتاب عليكم فاقرءوا ما تيسر من القرءان علم ان سيكون منكم مرضى وءاخرون يضربون فى الارض يبتغون من فضل الله وءاخرون يقتلون فى سبيل الله فاقرءوا ما تيسر منه واقيموا الصلوة وءاتوا الزكوة واقرضوا الله قرضا حسنا وما تقدموا لانفسكم من خير تجدوه عند الله هو خيرا واعظم اجرا واستغفروا الله ان الله غفور رحيم

Arapça (Harekeli)

إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَى مِن ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَائِفَةٌ مِّنَ الَّذِينَ مَعَكَ وَاللَّهُ يُقَدِّرُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَى وَآخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ اللَّهِ وَآخَرُونَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَقْرِضُوا اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Transliterasyon

İnne rabbeke ya´lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meak|e|, vallâhu yukaddirul leyle ven nehâr|e|, alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakreû mâ teyessere minel kur´ân(kur’ânî), alime en seyekûnu minkum merdâ ve âharûne yadribûne fîl’ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakreû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenâ(hasenen), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayren ve a´zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vestağfirûllâhe), innellâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Transliteration (Eng.)

Inna rabbaka yaAAlamu annaka taqoomu adn<span class="u">a</span>min thuluthayi allayli wani<span class="u">s</span>fahu wathuluthahu wa<span class="u">ta</span>-ifatunmina alla<span class="u">th</span>eena maAAaka wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yuqaddiruallayla wa<span class="b">al</span>nnah<span class="u">a</span>ra AAalima an lan tu<span class="u">hs</span>oohufat<span class="u">a</span>ba AAalaykum fa<span class="b">i</span>qraoo m<span class="u">a</span> tayassara minaalqur-<span class="u">a</span>ni AAalima an sayakoonu minkum mar<span class="u">da</span> wa<span class="u">a</span>kharoonaya<span class="u">d</span>riboona fee al-ar<span class="u">d</span>i yabtaghoona min fa<span class="u">d</span>liAll<span class="u">a</span>hi wa<span class="u">a</span>kharoona yuq<span class="u">a</span>tiloona fee sabeeliAll<span class="u">a</span>hi fa<span class="b">i</span>qraoo m<span class="u">a</span> tayassara minhu waaqeemooa<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta wa<span class="u">a</span>too a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>tawaaqri<span class="u">d</span>oo All<span class="u">a</span>ha qar<span class="u">d</span>an <span class="u">h</span>asanan wam<span class="u">a</span>tuqaddimoo li-anfusikum min khayrin tajidoohu AAinda All<span class="u">a</span>hihuwa khayran waaAA<span class="i"><span class="u">th</span></span>ama ajran wa<span class="b">i</span>staghfirooAll<span class="u">a</span>ha inna All<span class="u">a</span>ha ghafoorun ra<span class="u">h</span>eem<span class="b">un</span> Bismi All<span class="u">a</span>hi a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>m<span class="u">a</span>nia<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>eemi

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Rabbin daha iyi bilir, gerçekten de senin, gecenin üçte ikisinden ve yarısından daha az ve bâzı vakitlerde de üçte biri kadar bir zamânında kalktığını ve seninle berâber bulunanların bir bölüğünün de kalktıklarını ve Allah, gecenin ve gündüzün vakitlerini ölçer; bilmiştir ki siz, onu lâyıkıyla hesaplayamazsınız, bu yüzden de tövbenizi kabûl etmiştir, artık, Kur'ân'dan, kolay geleni okuyun; bilmiştir ki sizden hastalar bulunabilir ve bir başka kısmınız da Allah'ın lütfünü, ihsânını elde etmek için yeryüzünde yolculuk eder ve başka bir bölük de Allah yolunda savaşır, artık, ondan, kolay geleni okuyun ve kılın namazı ve verin zekâtı ve Allah'a, güzel bir borç verin ve kendiniz için, önceden ne hayır yaparsanız ondan daha hayırlısıyla ve mükâfat bakımından daha büyüğüyle bulursunuz onu Allah katında ve yarlıganma dileyin Allah'tan ve şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahîmdir.

Ali Bulaç

Gerçekten Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde, yarısında ve üçte birinde (namaz için) kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını bilir). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamıyacağınızı bildi, böylece tevbenizi (O'na dönüşünüzü) kabul etti. Şu halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun. Allah sizden hastalar olduğunu, başkalarının Allah'ın fazlından aramak için yeryüzünde gezip-dolaşacaklarını ve diğerlerinin Allah yolunda çarpışacaklarını bilmiştir. Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Hayır olarak kendi nefisleriniz için önceden takdim ettiğiniz şeyleri daha hayırlı ve daha büyük bir ecir (karşılık) olarak Allah Katında bulursunuz. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Bayraktar Bayraklı

Hiç şüphen olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle yapıyor. Allah, gece ve gündüz olanları ölçüp biçiyor. Sizin onu sayamayacağınızı bildiği için, sizin tövbenizi kabul etti. Artık Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyunuz. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmınızın Allah'ın lütfundan bir şeyler aramak için gurbete çıkacağını, diğer bir kısmının da Allah yolunda savaşacaklarını bildi. O halde Kur'ân'dan kolay geleni okuyunuz. Namazı kılınız. Zekâtı veriniz. Güzel bir ödünçle Allah'a ödünç veriniz. Kendiniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan af dileyin. Şüphesiz Allah çok affedendir; çok merhamet sahibidir.

Diyanet İşleri

(Resulüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramaküzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.*

Edip Yüksel

Rabbin, senin ve yoldaşlarından bir grubun, gecenin üçte ikisinden az, yarısında ve üçte birinde kalktığını bilir. Gecenin ve gündüzün miktarını ALLAH belirler. O, sizin bunu yapamayacağınızı bildiği için sizi affetmiştir. Öyleyse Kuran'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Aranızda hastalar, yeryüzünde ALLAH'ın lütfundan rızık arayanlar ve ALLAH yolunda savaşanlar olduğunu bilmektedir. Ondan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı gözetin, zekatı verin ve güzel davranmak yoluyla ALLAH'a bir borç sunun. Kendiniz için yaptığınız her iyiliği, ALLAH katında daha iyi ve daha büyük bir ödül olarak bulacaksınız. ALLAH'tan bağışlanma dileyin; ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Erhan Aktaş

Rabb’in senin ve seninle beraber olan bir grubun, gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında, üçte birinde kalktığınızı biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allah’tır.* Onu asla hesaplayamayacağınızı* bildi de tövbenizi* kabul etti. O halde ilahi mesajı gücünüz yettiğince insanlara ulaştırmaya çalışın.* Ayrıca Allah, kiminizin rahatsız, kiminizin Allah’ın lütfundan rızkını aramak için yeryüzünde çalışmaya, kiminizin de kendisini Allah yolunda feda etmeye* çıktığını bilmektedir. O halde gücünüz yettiğince onu* nakletmeye, duyurmaya çalışın.* Salatı ikame edin*, zekâtı verin.* İyi bir ödünçle Allah’a ödünç verin. Kendiniz için hayır olarak ne verirseniz, ödül olarak Allah’ın katında onu daha hayırlısıyla ve daha büyüğüyle bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz ’dir.

Hakkı Yılmaz

Hiç kuşkun olmasın, Rabbin senin gecenin üçte-ikisinden daha azını, yarısını, üçte-birini ayakta geçirmekte olduğunu biliyor. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyledir. Allah, geceyi de gündüzü de ölçüye bağlar. Sizin bu işi kolaylıkla yapamayacağınızı bildi de sizin için bu görevi hafifletti. O hâlde Kur’ân'dan kolay geleni öğrenin-öğretin! Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allah'ın fazlından bir şeyler isteyeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi. O hâlde ondan kolay geleni öğrenin-öğretin! Salât'ı [mâli ve zihinsel destek; toplumu aydınlatma kurumlarını] kurun/ayakta tutun,* zekat'ı* verin! Güzel bir ödünçle Allah'a ödünç verin! Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan af dileyin! Hiç kuşkusuz Allah çok affedici, çok merhamet edicidir.*

Muhammed Esed

(EY PEYGAMBER!) Rabbin, senin ve beraberindekilerin gecenin üçte ikisini, yahut yarısını, yahut üçte birini (namaz için) uyanık geçirdiğini bilir. Gecenin ve gündüzün ölçüsünü koyan Allah, sizin onu küçümsemeyeceğinizi bilir: ve bu sebeple O rahmetiyle size yaklaşır. O halde Kur'an'ın kolayca okuyabileceğiniz kadarını okuyun. Allah, zaman zaman içinizde hastalar, Allah'ın lütfunu aramak için yola koyulanlar ve Allah yolunda savaşa çıkanlar olacağını bilir. Öyleyse ondan (yalnızca) kolayca okuyabileceğiniz kadarını okuyun, namazınızda devamlı ve dikkatli olun ve karşılıksız harcamada bulunun ve (böylece) Allah'a güzel bir borç verin: çünkü kendi adınıza güzel ne iş yaparsanız karşılığını aynen Allah katında görürsünüz; evet, daha iyi ve daha zengin bir ödül olarak. Ve (daima) Allah'ın bağışlayıcılığını arayın: kuşkusuz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!

Mustafa İslamoğlu

(Ey Nebi!) Elbet Rabbin senin ve yanındakilerden bir kısmının gecenin üçte ikisini, ve yarısını, ve üçte birini uyanık geçirdiğini bilmektedir. Gecenin ve gündüzün miktarını belirleyen Allah, sizin onun üstesinden gelemeyeceğinizi bilmiş ve size rahmetiyle yönelmiştir. Artık Kur'an'dan kolayınıza gelen kadarını okuyun!<br/>Allah, ilerki zamanlarda içinizden hastalar, Allah'ın verdiği rızkı aramak için yola koyulanlar, Allah yolunda savaşa çıkan daha başkalarının olacağını bilir. Şu halde ondan, kolayınıza gelen kadarını okuyun, namazınızı kılın, arınıp yücelmesi için ödenmesi gereken bedeli ödeyin ve Allah'a güzel bir borç verin; zira kendi adınıza ne hayır işlerseniz, Allah katında onu daha hayırlı ve daha büyük bir ödül olarak bulursunuz.<br/>İmdi Allah'tan mağfiret dileyin: İyi bilin ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Suat Yıldırım

Senin Rabbin, gecenin bazen üçte ikisine yakın bir kısmını, bazen yarısını, bazen üçte birini ibadetle geçirdiğini, senin yanında yer alan müminlerden bir cemaatin da böyle yaptığını elbette biliyor. Gece ve gündüzü yaratıp sürelerini belirleyen Allah'tır. O sizin bu gece ibadetini gözetemeyeceğinizi bildiği için, lütuf ve merhametiyle size yeniden bakıp muaf tuttu. Artık Kur'ân'dan kolayınıza gelen miktarı okuyun. Allah bilmektedir ki aranızda hastalananlar olacaktır. Kimileri Allah'ın lütfundan nasiplerini aramak için yol tepecek, dünyanın çeşitli yerlerinde dolaşacaklardır. Bazıları Allah yolunda muharebe için sefere çıkacaklardır. Haydi artık Kur'ân'dan, kolayınıza gelen miktarı okuyun. Namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve bir de Allah'a güzel ödünç takdim edin! Unutmayın ki kendi iyiliğiniz için âhirete hazırlık olarak her ne gönderirseniz mutlaka onu Allah'ın nezdinde bulursunuz. Hem daha üstün ve daha hayırlı, mükâfatı kat kat artmış olarak! Allah'tan af dileyin. Muhakkak ki Allah gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur). [2, 245]*

Süleyman Ateş

Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını; Seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allah, sizin onu sayamayacağınızı (zamanı hesabedip gecenin belli sa'atlerinde kalkamayacağınızı) bildiği için sizi affetti. Artık (belli bir sa'at gözetmeden) Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun (ne miktar kolayınıza gelirse o kadar gece namazı kılın, kendinizi zorlamayın.) Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lutfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar bulunacağını bilmiştir. Onun için Kur'an'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için verdiğiniz hayırları, Allah katında verdiğinizden daha hayırlı ve mükafatça daha büyük bulacaksınız. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Rabbin, seni ve seninle birlikte olanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinde, yarısında ve üçte birinde kalktığını biliyor. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin onu iyi hesaplayamayacağınızı bildiği için sizi bağışlamıştır. Öyleyse Kurandan kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp, Allahın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı kılın ve zekatıverin ve Allaha güzel bir ödünçte bulunun. Kendiniz için hayır olarak ne hazırlarsanız, onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir ödül olarak hazır bulursunuz. Allahtan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkun olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle. Allah, geceyi de gündüzü de ölçüye bağlamıştır. Sizin onu kuşatamayacağınızı bildi de size tövbe nasip etti. O halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allah'ın lütfundan birşeyler isteyeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi. O halde Kur'an'dan size kolay geleni okuyun. Namazı kılın. Zekatı verin. Güzel bir ödünçle Allah'a ödünç verin. Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan af dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.

Edip-Layth-Martha

Your Lord knows that you rise a little less than two thirds of the night, and half of it, and one third of it, as well as a group of those who are with you. God measures the night and the day. He knows that you will not be able to keep up, so He pardons you. So study what is made easy of the Quran. He knows that there will be sick among you, and others that venture out in the land seeking from God's bounty, and others who are fighting in the cause of God, so study what you can of it. Hold the contact prayer and contribute towards betterment and give God a loan of righteousness. Whatever you put forth yourselves, you will find it with God, for it is better and a greater reward. Seek God's forgiveness, for God is Forgiving, Compassionate.

Muhammad Asad

BEHOLD, [O Prophet,] thy Sustainer knows that thou keepest awake [in prayer] nearly two-thirds of the night, or one-half of it, or a third of it, together with some of those who follow thee.* And God who determines the measure of night and day, is aware that you would never grudge it:* and therefore He turns towards you in His grace. Recite, then, as much of the Qur'an as you may do with ease. He knows that in time there will be among you sick people, and others who will go about the land in search of God's bounty, and others who will fight in God's cause.* Recite, then, [only] as much of it as you may do with ease, and be constant in prayer, and spend in charity,* and [thus] lend unto God a goodly loan: for whatever good deed you may offer up in your own behalf, you shall truly find it with God - yea, better, and richer in reward. And [always] seek God's forgiveness: behold, God is much-forgiving, a dispenser of grace!

Rashad Khalifa

Your Lord knows that you meditate during two-thirds of the night, or half of it, or one-third of it, and so do some of those who believed with you. GOD has designed the night and the day, and He knows that you cannot always do this. He has pardoned you. Instead, you shall read what you can of the Quran. He knows that some of you may be ill, others may be traveling in pursuit of GOD's provisions, and others may be striving in the cause of GOD. You shall read what you can of it, and observe the contact prayers (Salat), give the obligatory charity (Zakat), and lend GOD a loan of righteousness. Whatever good you send ahead on behalf of your souls, you will find it at GOD far better and generously rewarded. And implore GOD for forgiveness. GOD is Forgiver, Most Merciful.,

The Monotheist Group

Your Lord knows that you rise a little less than two thirds of the night, and half of it, and one third of it; and a group of those who are with you. And God measures the night and the day. He knows that you will not be able to keep-up, so He pardons you. So read what is made easy of the Qur'an. He knows that there will be sick among you, and others that go forth in the land seeking from the bounty of God, and others who are fighting in the cause of God, so read what you can of it. And hold the contact prayer and contribute towards purification and lend God a loan of righteousness. And whatever you put forth yourselves, you will find it with God, for it is better and a greater reward. And seek the forgiveness of God, for God is Forgiving, Merciful.