Muddessir Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولم | — | velem | ve | And not |
| 2 | نك | ك و نKVN | neku | değildik | we used to |
| 3 | نطعم | ط ع مŦAM | nuT'ǐmu | yediren | feed |
| 4 | المسكين | س ك نSKN | l-miskīne | yoksula | the poor, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولم نك نطعم المسكين
Arapça (Harekeli)
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ
Transliterasyon
Ve lem neku nut’ımul miskîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walam naku nu<span class="u">t</span>AAimu almiskeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve yoksulu doyurmazdık.
Ali Bulaç
"Yoksula yedirmezdik."
Bayraktar Bayraklı
(43-47) Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”
Diyanet İşleri
Yoksulu doyurmuyorduk,
Edip Yüksel
"Yoksula da yedirmezdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Yoksula da yedirmezdik."
Erhan Aktaş
“Miskine yediren değildik.”
Hakkı Yılmaz
miskini de yiyeceklendirmiyorduk; işsiz güçsüze de kendi ekmeğini kazanacak fırsat ve imkân vermiyorduk.
Muhammed Esed
ne de yoksulları doyururduk;
Mustafa İslamoğlu
hem de yoksulları doyurmazdık;
Suat Yıldırım
Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik.
Süleyman Ateş
Yoksula da yedirmezdik.
Şaban Piriş
Düşkünleri doyurmuyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yoksulu yedirip doyurmuyorduk."
Edip-Layth-Martha
"We did not feed the poor."
Muhammad Asad
and neither did we feed the needy;
Rashad Khalifa
"We did not feed the poor.,
The Monotheist Group
"And we did not feed the poor person."