Muddessir Sûresi56. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | يذكرون | ذ ك رZ̃KR | yeƶkurūne | onlar öğüt almazlar | will pay heed |
| 3 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 4 | أن | — | en | that | |
| 5 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'e | dilemesi | wills |
| 6 | الله | — | llahu | Allah | Allah. |
| 7 | هو | — | huve | O'dur | He |
| 8 | أهل | ا ه لEHL | ehlu | ehli | (is) worthy |
| 9 | التقوى | و ق يVGY | t-teḳvā | takva | to be feared, |
| 10 | وأهل | ا ه لEHL | ve ehlu | ve ehli | and worthy |
| 11 | المغفرة | غ ف رĞFR | l-meğfirati | mağfiret | to forgive. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما يذكرون الا ان يشاء الله هو اهل التقوى واهل المغفرة
Arapça (Harekeli)
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّا أَن يَشَاءَ اللَّهُ هُوَ أَهْلُ التَّقْوَى وَأَهْلُ الْمَغْفِرَةِ
Transliterasyon
Ve mâ yezkurûne illâ en yeşâallâh|u|, huve ehlut takvâ ve ehlul magfireh(magfireti).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> ya<span class="u">th</span>kuroona ill<span class="u">a</span>an yash<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu huwa ahlu a<span class="b">l</span>ttaqw<span class="u">a</span>waahlu almaghfirat<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Allah'ın dilediğinden başkası öğüt alamaz; odur çekinilmeye değer ve yarlıgayıp suçları örter.
Ali Bulaç
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.
Bayraktar Bayraklı
Böylece zaten onlar Allah'ın dilediğini ancak öğüt almış olurlar. Çünkü saygı duyulması gereken O'dur. Bağışlayacak olan da O'dur.
Diyanet İşleri
Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt alamazlar. Sakınılmaya layık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O'dur.
Edip Yüksel
ALLAH dilemezse onlar öğüt alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynağıdır; bağışlamanın kaynağıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O'dur, bağışlayacak da.
Erhan Aktaş
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir* ve bağışlamaya ehildir.*
Hakkı Yılmaz
(55,56)Öyleyse dileyen onu düşünür, öğüt alır. Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. O, korumaya, sakındırmaya ehildir ve affetmeye ehildir.
Muhammed Esed
Ama o (öteki dünyaya inanmaya)nlar, Allah dilemedikçe ondan ders almazlar: çünkü O, Allah'a karşı sorumluluk bilincinin ve mağfiretin Kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu
zaten onlar ancak Allah'ın dilemesi durumunda öğüt alabilirler. O, kendisine karşı sorumluluk duyulmaya ve bağışlamaya en ehil olandır.
Suat Yıldırım
Ama Allah dilemedikçe onlar ders alamazlar. Saygı duyulup cezasından sakınmaya lâyık olan da, günahkârların günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız O'dur.*
Süleyman Ateş
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takva ve mağfiret ehli O'dur (kendisinden korunmağa, cezasından kaçınmağa layık olan ve günahları bağışlayan yalnız O'dur).
Şaban Piriş
Allah dilemedikçe öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan Odur, bağış sahibi Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur.
Edip-Layth-Martha
None will take heed except if God wills. He is the source of righteousness and the source of forgiveness.
Muhammad Asad
But they [who do not believe in the life to come] will not take it to heart unless God so wills:* [for] He is the Fount of all God-consciousness, and the Fount of all forgiveness.
Rashad Khalifa
They cannot take heed against GOD's will. He is the source of righteousness; He is the source of forgiveness.,
The Monotheist Group
And none will remember except if God wills. He is the source of righteousness and the source of forgiveness.