Kıyame Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | oldu | he was |
| 3 | علقة | ع ل قALG | ǎleḳaten | alaka (embriyo) | a clinging substance, |
| 4 | فخلق | خ ل قḢLG | feḣaleḳa | ve yarattı | then He created |
| 5 | فسوى | س و يSVY | fe sevvā | ve düzenledi | and proportioned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم كان علقة فخلق فسوى
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّى
Transliterasyon
Summe kâne alakaten fe halaka fe sevvâ.
Transliteration (Eng.)
Thumma k<span class="u">a</span>na AAalaqatan fakhalaqafasaww<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra bir kan pıhtısı oldu da onu yarattı, âzasını düzüp koştu.
Ali Bulaç
Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.'
Bayraktar Bayraklı
(37-40) O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
Diyanet İşleri
Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti.
Edip Yüksel
Ve bir embriyoya dönüştükten sonra O yaratıp biçim verdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.
Erhan Aktaş
Sonra bir “alaka”* oldu. Derken onu yarattı ve ona biçim verdi.
Hakkı Yılmaz
Sonra bir embriyon idi de sonra onu oluşturmuş, sonra da düzene koymuştur;
Muhammed Esed
ve sonra döllenmiş hücre; bu safhada Allah (onu) yaratmış ve olması gerektiği gibi şekil vermişti,
Mustafa İslamoğlu
Sonra bir parçacık pıhtı olmuş; bu safhada (Allah) onu yarattığı (gibi) şekil de vermişti;
Suat Yıldırım
Sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücre oldu da, Rabbi onu yaratıp düzenledi.
Süleyman Ateş
Sonra alaka (rahme asılan embriyo) oldu da (Rabbi onu) yarattı, düzenledi.
Şaban Piriş
Sonra “alaka” olmuş, Allah, onu yaratmış ve düzenlemişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı.
Edip-Layth-Martha
Then he was an embryo, so he was created and developed.
Muhammad Asad
and thereafter became a germ-cell - whereupon He created and formed [it] in accordance with what [it] was meant to be,*
Rashad Khalifa
Then He created an embryo out of it!,
The Monotheist Group
Then he was an embryo, so he was created and developed.