İnsan Sûresi2. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | doğrusu biz | Indeed, We |
| 2 | خلقنا | خ ل قḢLG | ḣaleḳnā | yarattık | [We] created |
| 3 | الإنسان | ا ن سENS | l-insāne | insanı | man |
| 4 | من | — | min | -den | from |
| 5 | نطفة | ن ط فNŦF | nuTfetin | bir nutfe- | a semen-drop, |
| 6 | أمشاج | م ش جMŞC | emşācin | karışık | a mixture, |
| 7 | نبتليه | ب ل وBLV | nebtelīhi | imtihan etmek için | "(that) We test him;" |
| 8 | فجعلناه | ج ع لCAL | feceǎlnāhu | ve onu yaptık | so We made (for) him |
| 9 | سميعا | س م عSMA | semīǎn | işitici | hearing |
| 10 | بصيرا | ب ص رBṦR | beSīran | görücü | and sight. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا خلقنا الانسن من نطفة امشاج نبتليه فجعلنه سميعا بصيرا
Arapça (Harekeli)
إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا
Transliterasyon
İnnâ halaknel insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâ(basîren).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> khalaqn<span class="u">a</span> al-ins<span class="u">a</span>namin nu<span class="u">t</span>fatin amsh<span class="u">a</span>jin nabtaleehi fajaAAaln<span class="u">a</span>husameeAAan ba<span class="u">s</span>eer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hâle getirdik.
Ali Bulaç
Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.
Diyanet İşleri
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Edip Yüksel
Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.
Erhan Aktaş
İnsanı karışık bir nutfeden* yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
Hakkı Yılmaz
(2,3)Şüphesiz Biz, insanı karışık bir nutfeden oluşturduk. Onu yıpratacağız/yükümlülükler vereceğiz. Bu nedenle onu çok iyi işitici, çok iyi görücü yaptık; iyiyi kötüyü ayıracak bilgileri yollayarak bilgilendirdik. Şüphesiz Biz, ona yolu gösterdik, ister kendisine verilen nimetlerin karşılığını ödeyen biri olsun, ister nankör.
Muhammed Esed
Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz: Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.
Mustafa İslamoğlu
İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.
Suat Yıldırım
Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık. [67, 2; 18, 7]*
Süleyman Ateş
Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.
Şaban Piriş
Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.
Edip-Layth-Martha
We have created the human from a seed that is composite, We test him, so We made him hear and see.
Muhammad Asad
Verily, it is We who have created man out of a drop of sperm intermingled,* so that We might try him [in his later life]: and therefore We made him a being endowed with hearing and sight.
Rashad Khalifa
We created the human from a liquid mixture, from two parents, in order to test him. Thus, we made him a hearer and a seer.,
The Monotheist Group
We have created man from a mixed seed; We test him, so We made him hear and see.