Nebe Sûresi28. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكذبوا | ك ذ بKZ̃B | ve keƶƶebū | ve yalanlamışlardı | And they denied |
| 2 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Signs |
| 3 | كذابا | ك ذ بKZ̃B | kiƶƶāben | tekzib ile | (with) denial. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكذبوا بايتنا كذابا
Arapça (Harekeli)
وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا كِذَّابًا
Transliterasyon
Ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben).
Transliteration (Eng.)
Waka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>ki<span class="u">ththa</span>b<span class="u">a</span><span class="b">n </span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve delillerimizi boyuna yalanlarlardı.
Ali Bulaç
Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
(24-28) Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Diyanet İşleri
Bizim ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Edip Yüksel
Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.
Erhan Aktaş
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
Hakkı Yılmaz
Ve âyetlerimizi/alâmetlerimizi/göstergelerimizi yalanladıkça yalanladılar.
Muhammed Esed
mesajlarımızı tek-tek ve tümüyle yalanladıkları halde;
Mustafa İslamoğlu
üstelik ayetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;
Suat Yıldırım
İşleri güçleri ayetlerimizi yalan saymaktı.
Süleyman Ateş
Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.
Edip-Layth-Martha
They denied Our signs greatly.
Muhammad Asad
having given the lie to Our messages one and all:
Rashad Khalifa
And utterly rejected our signs.,
The Monotheist Group
And they denied Our revelations greatly.