Naziat Sûresi20. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (3 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فأراهر ا يREYfeerāhusonra ona gösterdiThen he showed him
2الآيةا ي يEYYl-āyetemu'cizeyithe sign
3الكبرىك ب رKBRl-kubrābüyükthe great.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فارىه الءاية الكبرى

Arapça (Harekeli)

فَأَرَاهُ الْآيَةَ الْكُبْرَى

Transliterasyon

Fe erâhul âyetel kubrâ.

Transliteration (Eng.)

Faar<span class="u">a</span>hu al-<span class="u">a</span>yata alkubr<span class="u">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken ona en büyük delîli göstermişti.

Ali Bulaç

(Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Bayraktar Bayraklı

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Diyanet İşleri

Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Edip Yüksel

Ona büyük mucizeyi gösterdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.

Erhan Aktaş

Sonra Musa, Firavun’a büyük ayeti* gösterdi.

Hakkı Yılmaz

Sonra da Mûsâ, Firavun'a o en büyük alâmeti/göstergeyi gösterdi.

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Musa), (Firavun'a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet ona o büyük mucizevi belgeyi gösterdi;

Suat Yıldırım

Ona en büyük mûcizeyi gösterdi.

Süleyman Ateş

Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.

Şaban Piriş

Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Edip-Layth-Martha

He then showed him the great sign.

Muhammad Asad

And thereupon he [went to Pharaoh and] made him aware of the great wonder [of God's grace].*

Rashad Khalifa

He then showed him the great miracle.,

The Monotheist Group

He then showed him the great sign.