Naziat Sûresi43. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (4 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فيمfīmene (bilirsin)?In what
2أنتentesen(are) you
3منmin[of]
4ذكراهاذ ك رZ̃KRƶikrāhāonun söyleyesin(to) mention it?

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فيم انت من ذكرىها

Arapça (Harekeli)

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَاهَا

Transliterasyon

Fîme ente min zikrâhâ.

Transliteration (Eng.)

Feema anta min <span class="u">th</span>ikr<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın?

Ali Bulaç

Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki…

Bayraktar Bayraklı

(42-46) Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

Diyanet İşleri

Sen onu nereden bilip bildireceksin!

Edip Yüksel

Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen nerde, onu anlatmak nerde?!

Erhan Aktaş

Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?

Hakkı Yılmaz

Onun anılmasından sende ne var ki?

Muhammed Esed

Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki?

Mustafa İslamoğlu

Sen nerde onun vaktini bilmek nerde!

Suat Yıldırım

Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede? [7, 187]

Süleyman Ateş

Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!

Şaban Piriş

Senin neyine ondan haber vermek.

Yaşar Nuri Öztürk

Nerede sende, onu hatırlatacak şey!

Edip-Layth-Martha

You have no knowledge if it.

Muhammad Asad

[But] how couldst thou tell anything about it,*

Rashad Khalifa

It is not you (Muhammad) who is destined to announce its time.,

The Monotheist Group

You have no knowledge of it.