Enfal Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يجادلونك | ج د لCD̃L | yucādilūneke | seninle tartışıyorlardı | They dispute with you |
| 2 | في | — | fī | dair | concerning |
| 3 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳi | hakka | the truth |
| 4 | بعدما | ب ع دBAD̃ | beǎ'demā | sonra | after what |
| 5 | تبين | ب ي نBYN | tebeyyene | ortaya çıktıktan | was made clear, |
| 6 | كأنما | — | keennemā | gibi | as if |
| 7 | يساقون | س و قSVG | yusāḳūne | sürülüyorlarmış | they were driven |
| 8 | إلى | — | ilā | to | |
| 9 | الموت | م و تMVT | l-mevti | ölüme | [the] death |
| 10 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 11 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yenZurūne | gözleri göre göre | (were) looking. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يجدلونك فى الحق بعد ما تبين كانما يساقون الى الموت وهم ينظرون
Arapça (Harekeli)
يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ
Transliterasyon
Yucadilûneke fîl hakkı ba´de mâ tebeyyene ke ennemâ yusâkûne ilel mevti ve hum yanzurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Yuj<span class="u">a</span>diloonaka fee al<span class="u">h</span>aqqibaAAda m<span class="u">a</span> tabayyana kaannam<span class="u">a</span> yus<span class="u">a</span>qoona il<span class="u">a</span>almawti wahum yan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçek, apaçık meydana çıktıktan sonra bile bu hususta, gözleri baka baka ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle çekişmeye kalkışıyorlardı.
Ali Bulaç
(Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar, göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.
Diyanet İşleri
Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.*
Edip Yüksel
Gerçek ortaya çıkmasına rağmen, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle onu tartışıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.
Erhan Aktaş
Gerçek açığa çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.
Hakkı Yılmaz
(5,6)Ve onlar, gerçek açığa konduktan sonra, sanki göz göre göre –Rabbinin seni, gerçek ile evinden çıkardığı gibi, ki şüphesiz mü’minlerden bir kesim de kesinlikle hoşlanmıyorlardı– kendileri ölüme sürükleniyorlarmışçasına, gerçek hakkında seninle tartışıyorlardı.
Muhammed Esed
(bu yüzden,) hem de hak ortaya çıktıktan sonra, seninle neredeyse tartışacaklardı; sanki ölüme doğru sürüklenmişler de onu kendi gözleriyle görmüşler gibi.
Mustafa İslamoğlu
gerçek ortaya çıktıktan sonra da, sanki sen onları göz göre göre ölüme sürüyormuşsun gibi, seninle tartışmaktan geri durmadılar.
Suat Yıldırım
5, 6. Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı. [2, 216; 3, 123]*
Süleyman Ateş
Hak ortaya çıkmış iken sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Şaban Piriş
Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, bu hususta sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar gözleri baka baka ölüme sürülüyorlardı.
Edip-Layth-Martha
They argue with you about the truth when it has been made clear; as if they were being herded towards death while they are watching!
Muhammad Asad
[so, too,] they would argue with thee about the truth [itself] after it had become manifest* - just as if they were being driven towards death and beheld it with their very eyes.
Rashad Khalifa
They argued with you against the truth, even after everything was explained to them. They acted as if they were being driven to certain death.,
The Monotheist Group
They argue with you about the truth when it has been made clear to them; as if they were being herded towards death while they are watching!