Enfal Sûresi7. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (23 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶo zamanAnd when
2يعدكمو ع دVAD̃yeǐdukumusize va'dediyordupromised you
3اللهllahuAllahAllah
4إحدىا ح دEḪD̃iHdābirininone
5الطائفتينط و فŦVFT-Tāifeteyniiki topluluktan(of) the two groups -
6أنهاennehāmuhakkakthat it (would be)
7لكمlekumsizin olduğunufor you -
8وتودونو د دVD̃D̃ve teve ddūnesiz de istiyordunuzand you wished
9أنennegerçektenthat
10غيرغ ي رĞYRğayra(one) other than
11ذاتƶātihalithat
12الشوكةش و كŞVKş-şevketikuvvetsiz olanın(of) the armed
13تكونك و نKVNtekūnuolmasınıwould be
14لكمlekumsizinfor you.
15ويريدر و دRVD̃veyurīduoysa istiyorduBut intended
16اللهllahuAllahAllah
17أنento
18يحقح ق قḪGGyuHiḳḳagerçekleştirmekjustify
19الحقح ق قḪGGl-Haḳḳahakkıthe truth
20بكلماتهك ل مKLMbikelimātihisözleriyleby His words,
21ويقطعق ط عGŦAve yeḳTaǎve kesmekand cut off
22دابرد ب رD̃BRdābiraardını(the) roots
23الكافرينك ف رKFRl-kāfirīnekafirlerin(of) the disbelievers

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ يعدكم الله احدى الطائفتين انها لكم وتودون ان غير ذات الشوكة تكون لكم ويريد الله ان يحق الحق بكلمته ويقطع دابر الكفرين

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ يَعِدُكُمُ اللَّهُ إِحْدَى الطَّائِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ اللَّهُ أَن يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرِينَ

Transliterasyon

Ve iz yaıdukumullâhu ihdet tâifeteyni ennehâ lekum, ve teveddûne enne gayre zâtiş şevketi tekûnu lekum, ve yurîdullâhu en yuhıkkal hakka bi kelimâtihî ve yaktaa dâbirel kâfirîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> yaAAidukumu All<span class="u">a</span>hu i<span class="u">h</span>d<span class="u">a</span>a<span class="b">l</span><span class="u">tta</span>-ifatayni annah<span class="u">a</span> lakum watawaddoonaanna ghayra <span class="u">tha</span>ti a<span class="b">l</span>shshawkati takoonu lakumwayureedu All<span class="u">a</span>hu an yu<span class="u">h</span>iqqa al<span class="u">h</span>aqqa bikalim<span class="u">a</span>tihiwayaq<span class="u">t</span>aAAa d<span class="u">a</span>bira alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani Allah, o iki bölükten birinin muhakkak sizin olacağını vaad ediyordu da siz, silâhı bulunmayanların, elinize düşmesini istiyordunuz. Halbuki Allah, sözleriyle, gerçeği yerine getirmek ve kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu.

Ali Bulaç

Hani Allah, iki topluluktan birinin muhakkak sizin olacağını vadetmişti; siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkın ve inkar edenlerin arkasını kesmek (kökünü kurutmak) istiyordu.

Bayraktar Bayraklı

Hatırlayınız ki, Allah size iki gruptan/kervan veya Kureyş ordusundan birinin sizin olduğunu vaad ediyordu. Siz de kuvvetsiz olanın kervanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve Kureyş ordusunu yok ederek kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.

Diyanet İşleri

Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Edip Yüksel

ALLAH iki gruptan birisini size söz vermişti; siz ise, güçsüz olanıyla karşılaşmayı istiyordunuz. Oysa ALLAH kelimeleriyle gerçeği gerçekleştirmek ve kâfirlerin ardını kesmeyi diliyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerinarkasını kesmek istiyordu.

Erhan Aktaş

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle* Hakk’ı gerçekleştirmek ve gerçeği yalanlayan nankörlerin kökünün kesilmesini istiyordu.

Hakkı Yılmaz

(7,8)Ve hani Allah, size, iki tâifeden birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise şanı ve şerefi olmayan şeyin/çapulun kendinizin olmasını istiyordunuz. Allah da, kelimeleriyle hakkı yerine oturtmak ve suçluların hoşuna gitmese de gerçeği ortaya çıkarmak ve bâtılı yok etmek için kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin arkasını kesmek; hak dini geliştirmek istiyordu.

Muhammed Esed

İmdi, (hatırlayın) Allah, (bu) iki (düşman) topluluğundan birinin sizin elinize düşeceği konusunda size söz vermişti; sizlerse güçsüz olanın elinize düşmesini arzu ediyordunuz; oysa Allah'ın muradı, sözleriyle tam bir uyum içinde, hakkın hak olduğunu göstermek ve hakkı inkar edenlerin son kalıntılarını da silip-atmak yönündeydi.

Mustafa İslamoğlu

Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine ilişkin vaadde bulunmuştu; siz ise korumasız olanın elinize düşmesini istiyordunuz. Ne ki Allah'ın muradı, kelamı aracılığıyla hakkı gerçekleştirmek ve kafirlerin kökünü kurutmaktı;

Suat Yıldırım

7, 8. Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vâd ettiğinde siz silahsız olan topluluğun (kervanın) sizin olmasını arzu ediyordunuz. Halbuki Allah ise, emirleriyle hakkı üstün kılmak ve şirkin kuvvetini yok ederek kâfirlerin ardını kesmek istiyordu ki, o suçlu müşrik gürûhu hoşlanmasa da, hak olan İslâm'ı yüceltsin, batıl olan şirki de ortadan kaldırsın.

Süleyman Ateş

Allah size, iki topluluktan birinin sizin olduğunu va'dediyordu; siz de kuvvetsiz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (kuvvetli olan takımı yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Şaban Piriş

Allah, iki gruptan birinin sizin olacağını vaat  etmişti. Siz güçsüz ve silahsız olanın sizin olmasını arzu ediyordunuz. Oysa Allah, emirleriyle hakkın gerçekleşmesini ve kafirlerin gücünün arkasını kesmek istiyordu.*

Yaşar Nuri Öztürk

O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını-arkasını kesmeyi istiyordu.

Edip-Layth-Martha

God promises you that one of the two parties will be defeated by you; yet you wish that the one least armed be the one. But God wishes that the truth be manifest with His words, and that He eliminates the remnant of the ingrates.

Muhammad Asad

And, lo, God gave you the promise that one of the two [enemy] hosts would fall to you: and you would have liked to seize the less powerful one,* whereas it was God's will to prove the truth to be true in accordance with His words, and to wipe out the last remnant of those who denied the truth* -

Rashad Khalifa

Recall that GOD promised you victory over a certain group, but you still wanted to face the weaker group. It was GOD's plan to establish the truth with His words, and to defeat the disbelievers.,

The Monotheist Group

And God promises you that one of the two parties will be defeated by you; and you wish that the one least armed be the one. But God wishes that the truth be manifest with His words, and that He eliminates the remnant of the rejecters.