Tekvir Sûresi23. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly |
| 2 | رآه | ر ا يREY | rāhu | onu görmüştür | he saw him |
| 3 | بالأفق | ا ف قEFG | bil-ufuḳi | ufukta | in the horizon |
| 4 | المبين | ب ي نBYN | l-mubīni | apaçık | the clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد رءاه بالافق المبين
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ
Transliterasyon
Ve lekad reâhu bil ufukıl mubîn|i|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad ra<span class="u">a</span>hu bi<span class="b">a</span>lofuqialmubeen<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.
Ali Bulaç
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Bayraktar Bayraklı
(22-24) Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Edip Yüksel
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
Erhan Aktaş
Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.*
Hakkı Yılmaz
Andolsun O, O'nu açık ufukta gördü.
Muhammed Esed
o gerçekten (meleği) gördü, berrak bir ufukta (gördü) onu;
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür.
Suat Yıldırım
O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53, 13-16]
Süleyman Ateş
Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Şaban Piriş
Onu (Cebraili) apaçık ufukta görmüştür.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun ki o, onu apaçık ufukta gördü.
Edip-Layth-Martha
He saw him by the clear horizon.*
Muhammad Asad
he truly beheld [the angel - beheld] him on the clear horizon;*
Rashad Khalifa
He saw him at the high horizon.,
The Monotheist Group
And he saw him by the clear horizon.