Mutaffifin Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | veiƶā | ve zaman | But when |
| 2 | كالوهم | ك ي لKYL | kālūhum | kendileri onlara bir şey ölçtükleri | they give by measure (to) them |
| 3 | أو | — | ev | veya | or |
| 4 | وزنوهم | و ز نVZN | vezenūhum | tarttıkları | they weigh (for) them |
| 5 | يخسرون | خ س رḢSR | yuḣsirūne | eksik yaparlar | they give less. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا كالوهم او وزنوهم يخسرون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
Transliterasyon
Ve izâ kâlûhum ev vezenûhum yuhsirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> k<span class="u">a</span>loohum aw wazanoohumyukhsiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve insanlara ölçüp tartarlarken eksik ölçerler, eksik tartarlar.
Ali Bulaç
Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.
Bayraktar Bayraklı
(2-3) Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.
Diyanet İşleri
Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.
Edip Yüksel
Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.
Erhan Aktaş
Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.
Hakkı Yılmaz
(1-3)Yazıklar olsun, insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçen, kendileri ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçen hilebazlara!
Muhammed Esed
ama borçlarını ölçüp tartmaya gelince, onu azaltmaya çalışırlar.
Mustafa İslamoğlu
ama başkaları için ölçüp tarttıkları zaman hak yerler.
Suat Yıldırım
Fakat kendileri başkalarına satar, ölçüp tartarken eksik yapar, hîle karıştırırlar. [17, 35; 6, 152; 55, 9]
Süleyman Ateş
Kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.
Şaban Piriş
Onlara tartıp/ölçtüklerinde eksik verenler..
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.
Edip-Layth-Martha
When they are the ones giving measure or weight, they give less than due.
Muhammad Asad
but when they have to measure or weigh whatever they owe to others, give less than what is due!*
Rashad Khalifa
But when giving them the measures or weights, they cheat.,
The Monotheist Group
And when they are the ones giving measure or weight, they give less than due.