Tevbe/Bara'e Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdi | Allah sent down |
| 3 | الله | — | llahu | Allah | Allah sent down |
| 4 | سكينته | س ك نSKN | sekīnetehu | sekinetini | His tranquility |
| 5 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 6 | رسوله | ر س لRSL | rasūlihi | Elçisinin | His Messenger, |
| 7 | وعلى | — | ve ǎlā | ve üzerine | and on |
| 8 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | mü'minlerin | the believers |
| 9 | وأنزل | ن ز لNZL | ve enzele | ve indirdi | and sent down |
| 10 | جنودا | ج ن دCND̃ | cunūden | askerler | forces, |
| 11 | لم | — | lem | which you did not see | |
| 12 | تروها | ر ا يREY | teravhā | sizin görmediğiniz | which you did not see |
| 13 | وعذب | ع ذ بAZ̃B | ve ǎƶƶebe | ve azab etti | and He punished |
| 14 | الذين | — | elleƶīne | olanlara | those who |
| 15 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | kafirlere | disbelieved. |
| 16 | وذلك | — | ve ƶālike | işte budur | And that |
| 17 | جزاء | ج ز يCZY | cezā'u | cezası | (is) the recompense |
| 18 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirlerin | (of) the disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم انزل الله سكينته على رسوله وعلى المومنين وانزل جنودا لم تروها وعذب الذين كفروا وذلك جزاء الكفرين
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ أَنزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَى رَسُولِهِ وَعَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَأَنزَلَ جُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذِينَ كَفَرُوا وَذَلِكَ جَزَاءُ الْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Summe enzelallâhu sekînetehu alâ resûli-hî ve alel mu´minîne ve enzele cunûden lem terev-hâ ve azzebellezîne keferû ve zâlike cezâul kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Thumma anzala All<span class="u">a</span>hu sakeenatahu AAal<span class="u">a</span>rasoolihi waAAal<span class="u">a</span> almu/mineena waanzala junoodan lamtarawh<span class="u">a</span> waAAa<span class="u">thth</span>aba alla<span class="u">th</span>eena kafaroo wa<span class="u">tha</span>likajaz<span class="u">a</span>o alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da Allah, Peygamberine ve inanlara mânevi kuvvetini ihsân etmişti ve görmediğiniz orduları indirerek kâfirleri azaplandırmıştı ve işte kâfirlerin cezâsı da budur.
Ali Bulaç
(Bundan) Sonra Allah, elçisi ile mü'minlerin üzerine 'güven duygusu ve huzur' indirdi, sizin görmediğiniz orduları indirdi ve inkar edenleri azaplandırdı. Bu, inkarcıların cezasıdır.
Bayraktar Bayraklı
Sonra Allah, Peygamber'in ve müminlerin üzerine güven duygusunu indirdi. Sizin görmediğiniz ordular indirdi de kâfirlere azap etti. İşte bu, o kâfirlerin cezasıdır.
Diyanet İşleri
Sonra Allah, Resul'ü ile müminler üzerine sekinetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi, sizin görmediğiniz ordular (melekler) indirdi de kâfirlere azap etti. İşte bu, o kâfirlerin cezasıdır.
Edip Yüksel
Sonra ALLAH, elçisi ve gerçeği onaylayanların üzerine tarafından güven ve rahatlık indirdi, ek olarak, görmediğiniz ordular indirdi ve böylece kâfirleri cezalandırdı. Kâfirlerin cezası işte budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra Allah, Resulünün üzerine ve müminlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur veren rahmetini) indirdi ve gözle görmediğiniz ordular indirdi de kendisini tanımayan kâfirleri azaba uğrattı. Ve o kâfirlerin cezası işte budur.
Erhan Aktaş
Sonra Allah, Rasulü’nün ve inananların üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve gerçeği yalanlayan nankörlere azap verdi. İşte budur gerçeği yalanlayan nankörlerin cezası.
Hakkı Yılmaz
Sonra Allah, Elçisi'nin üzerine ve mü’minlerin üzerine kalbi teskin eden güven ve yatışma duygularını/ morallerini içlerinde oluşturdu ve sizin görmediğiniz ordular indirdi. Kâfirleri; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseleri de azaba uğrattı. Ve işte bu, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimselerin cezasıdır.
Muhammed Esed
Bunun üzerine, Allah, Elçisi'nin ve inananların içlerine katından bir sükûnet indirmiş, görmediğin güçlerle donatmış ve hakkı inkara şartlanan kimseleri azaba uğratmıştı ki, hakkı inkar edenlerin cezası da böyledir zaten!
Mustafa İslamoğlu
Daha sonra Allah, Rasulü'ne ve inananlara katından bir sükunet indirmiş, görmediğiniz güçlerle sizi takviye etmiş ve inkarda direnenleri azaba uğratmıştı: Bu ise, inkar edenlerin cezasıydı.
Suat Yıldırım
Sonra Allah, Resulünün ve müminlerin üzerlerine sekinetini, güven veren rahmetini indirmiş, sizin göremediğiniz ordular göndermişti de Kendisini tanımayan o kâfirleri azaba uğratmıştı. İşte kâfirlerin cezası budur! [2, 248]
Süleyman Ateş
Sonra Allah, Elçisinin ve mü'minlerin üzerine sekinetini (güven veren rahmetini) indirdi, sizin görmediğiniz askerler indirdi ve kafirlere azab etti (onları bozguna uğrattı). İşte kafirlerin cezası budur!
Şaban Piriş
Bozgundan sonra Allah, peygamberine ve müminlere güven indirdi ve görmediğiniz askerler indirerek kafirleri cezalandırdı. Kafirlerin cezası budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra Allah, resulünün üzerinde de müminlerin üzerinde de sükunetini indirmiş, ayrıca sizin görmediğiniz ordular göndermiş de küfre sapanlara azap etmişti. Kafirlerin cezası işte budur.
Edip-Layth-Martha
Then God sent down tranquility upon His messenger and those who acknowledge, and He sent down soldiers which you did not see. He thus punished those who rejected. Such is the recompense of the ingrates.
Muhammad Asad
whereupon God bestowed from on high His [gift of] inner peace upon His Apostle and upon the believers, and bestowed [upon you] from on high forces which you could not see,* and chastised those who were bent on denying the truth: for such is the recompense of all who deny the truth!
Rashad Khalifa
Then GOD sent down contentment upon His messenger and upon the believers. And He sent down invisible soldiers; He thus punished those who disbelieved. This is the requital for the disbelievers.,
The Monotheist Group
Then God sent down His tranquility upon His messenger and the believers, and He sent down soldiers which you did not see, and He punished those who rejected. Such is the recompense of the rejecters.