Tevbe/Bara'e Sûresi57. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لو | — | lev | eğer | If |
| 2 | يجدون | و ج دVCD̃ | yecidūne | bulsalardı | they could find |
| 3 | ملجأ | ل ج اLCE | melceen | sığınacak bir yer | a refuge |
| 4 | أو | — | ev | yahut | or |
| 5 | مغارات | غ و رĞVR | meğārātin | mağaralar | caves |
| 6 | أو | — | ev | ya da | or |
| 7 | مدخلا | د خ لD̃ḢL | muddeḣalen | sokulacak bir delik | a place to enter, |
| 8 | لولوا | و ل يVLY | levellev | koşarlardı | surely, they would turn |
| 9 | إليه | — | ileyhi | oraya doğru | to it, |
| 10 | وهم | — | ve hum | ve onlar | and they |
| 11 | يجمحون | ج م حCMḪ | yecmeHūne | hemen | run wild. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لو يجدون ملجا او مغرت او مدخلا لولوا اليه وهم يجمحون
Arapça (Harekeli)
لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَأً أَوْ مَغَارَاتٍ أَوْ مُدَّخَلًا لَّوَلَّوْا إِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ
Transliterasyon
Lev yecidûne melce’en ev magârâtin ev muddehalen le vellev ileyhi ve hum yecmehûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Law yajidoona maljaan aw magh<span class="u">a</span>r<span class="u">a</span>tinaw muddakhalan lawallaw ilayhi wahum yajma<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir sığınacak yer, yahut mağaralar, yahut da bir delik bulsalardı yüzlerini derhal o tarafa döndürüverirlerdi.
Ali Bulaç
Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.
Bayraktar Bayraklı
Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar ya da girilecek bir delik/kovuk bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.
Diyanet İşleri
Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.*
Edip Yüksel
Nitekim onlar, sığınacak bir yer, mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı panik içinde oraya yönelirlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veyahut girilecek bir delik bulsalardı başlarını diker o tarafa doğru koşarlardı.
Erhan Aktaş
Eğer sığınılacak bir yer veya bir mağara veya girilecek bir delik bulsalardı, panik içinde oraya koşarlardı.
Hakkı Yılmaz
Eğer onlar, sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veyahut girilecek bir delik bulsalardı, kesinlikle başlarını dikerek o tarafa doğru yönelirlerdi.
Muhammed Esed
(oysa) (yeryüzünde) sığınacak bir yer yahut bir mağara, bir kovuk bulabilselerdi önünü ardını düşünmeden panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.
Mustafa İslamoğlu
Eğer bir sığınak, bir mağara ya da bir korunak bulabilselerdi, sürü içgüdüsüyle panik halinde oraya seğirtirlerdi.
Suat Yıldırım
Şayet sığınacakları bir yer, yahut barınabilecekleri mağaralar, hatta başlarını sokabilecekleri bir delik bulsalardı derhal o tarafa seğirtirlerdi.
Süleyman Ateş
Eğer (sizden korunmak için) sığınacak bir yer, yahut (barınacak) mağaralar, ya da sokulacak bir delik bulsalardı, hemen oraya doğru koşarlardı.
Şaban Piriş
Bir sığınak, mağara veya girecek bir delik bulsalar kaçarak oraya yönelirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer bir sığınak yahut bazı mağaralar veya girilecek bir delik bulsalar, yüzlerini döner o tarafa koşarlardı.
Edip-Layth-Martha
If they could find a refuge, a cave, or any place to enter, then they would have run to it, rushing.
Muhammad Asad
if they could but find a place of refuge, or any cavern, or a crevice [in the earth], they would turn towards it in headlong haste.*
Rashad Khalifa
If they could find a refuge, or caves, or a hiding place, they would go to it, rushing.,
The Monotheist Group
If they find a refuge, or cave, or any place to enter, they will run to it while they are in haste.