Şems Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فألهمها | ل ه مLHM | fe elhemehā | ona ilham edene andolsun | And He inspired it |
| 2 | فجورها | ف ج رFCR | fucūrahā | bozukluğunu | (to distinguish) its wickedness |
| 3 | وتقواها | و ق يVGY | ve teḳvāhā | ve korunmasını | and its righteousness |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فالهمها فجورها وتقوىها
Arapça (Harekeli)
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا
Transliterasyon
Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ.
Transliteration (Eng.)
Faalhamah<span class="u">a</span> fujoorah<span class="u">a</span> wataqw<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken ona kötülüğünü de, çekinmesini de ilham etmiştir.
Ali Bulaç
Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).
Bayraktar Bayraklı
(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Diyanet İşleri
Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki,
Edip Yüksel
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki;
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,
Erhan Aktaş
Sonra ona fücurunu* ve takvasını* ilham* etti.
Hakkı Yılmaz
(1-10)Kur’ân'ı ve onun yaydığı sosyal aydınlığı, Kur’ân'ı izleyen Elçi ve mü’minleri, Kur’ân ışığı ile aydınlanan toplumları, Kur’ân ışığından yoksun kalan toplumları, bilginleri ve bilginleri yücelten bilgileri, kara cahilleri ve kara cahilleri bu hâle getiren ilke ve anlayışları, benliğini bulmuş kimseleri ve benlik bulduran etmenleri* –ki O, ona taşkınlık yapma ve kendini koruma içgüdülerini/günah işleme ve “Allah'ın koruması altında olma yeteneklerini ilham etti– kanıt gösteririm ki, benliğini arındıran gerçekten kurtulmuştur. Onu bilerek reddeden de kesinlikle zarara uğramıştır.
Muhammed Esed
ve nasıl ahlakî zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!
Mustafa İslamoğlu
ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:
Suat Yıldırım
8, 9. Ona hem kötülük, hem de ondan sakınma yolu ilham eden hakkı için ki: Nefsini maddî ve manevî kirlerden arındıran, felaha erer. [90, 10; 76, 3]
Süleyman Ateş
Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:
Şaban Piriş
Sonra da ona kötülüğü ve korunmayı ilham edene..
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene andolsun ki,
Edip-Layth-Martha
So He gave it its evil and good.
Muhammad Asad
and how it is imbued with moral failings as well as with consciousness of God!*
Rashad Khalifa
Then showed it what is evil and what is good.,
The Monotheist Group
So He gave it its evil and good.