Beyyine Sûresi1. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لم | — | lem | Not | |
| 2 | يكن | ك و نKVN | yekuni | değillerdi | were |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieved |
| 5 | من | — | min | -nden | from |
| 6 | أهل | ا ه لEHL | ehli | ehli- | (the) People |
| 7 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābi | Kitap | of the Book |
| 8 | والمشركين | ش ر كŞRK | velmuşrikīne | ve müşrikler(den) | and the polytheists, |
| 9 | منفكين | ف ك كFKK | munfekkīne | bırakılacak | to be abandoned |
| 10 | حتى | — | Hattā | dek | until |
| 11 | تأتيهم | ا ت يETY | te'tiyehumu | kendilerine gelinceye | (there) comes to them |
| 12 | البينة | ب ي نBYN | l-beyyinetu | açık kanıt | the clear evidence, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لم يكن الذين كفروا من اهل الكتب والمشركين منفكين حتى تاتيهم البينة
Arapça (Harekeli)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُ
Transliterasyon
Lem yekunillizîne keferû min ehlil kitâbi vel muşrikîne munfekkîne hattâ te’tiye humul beyyineh(beyyinetu).
Transliteration (Eng.)
Lam yakuni alla<span class="u">th</span>eena kafaroo min ahlialkit<span class="u">a</span>bi wa<span class="b">a</span>lmushrikeena munfakkeena <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>ta/tiyahumu albayyina<span class="b">tu</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Vazgeçemezlerdi kâfirlikten kitap ehlinden kâfir olanlar ve şirk koşanlar, kendilerine apaçık kesin bir delil gelmedikçe.
Ali Bulaç
Kitap Ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup-ayrılacak değillerdi.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar tutumlarından vaz geçecek değillerdi.
Diyanet İşleri
Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
Edip Yüksel
Kitap halkının inkârcıları ve putperestler, kendilerine açık delil/kanıt gelmesine rağmen yollarını terketmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.
Erhan Aktaş
Kitap Ehli’nden ve Müşriklerden gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine beyyine* gelmeden ayrılığa düşmüş değillerdi.
Hakkı Yılmaz
(1-3)Kitap Ehlinden ve ortak koşanlardan küfretmiş; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan şu kimseler, kendilerine açık delil; içinde tertemiz/sapasağlam yazgılar bulunan, tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş bir elçi gelinceye kadar serbest bırakılmadılar, gözden çıkarılmadılar.
Muhammed Esed
HAKİKATİ inkara şartlanmış olanlar, -ister geçmiş vahyin mensuplarından isterse Allah'tan başkasına da ilahlık yakıştıranlardan (olsunlar)- kendilerine hakikatin açık kanıtları gelmeden (O'nun tarafından) gözden çıkarılacak değillerdir:
Mustafa İslamoğlu
İnkarda ısrar edenler, -ister kitap ehline isterse şirki hayat tarzı edinenlere mensup olsunlar- kendilerine hakikatin açık delili gelinceye kadar dışlanacak değillerdi!
Suat Yıldırım
Gerek Ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, kendilerine o açık ve kesin delil gelmedikçe, inkârlarından ayrılacak değillerdi.
Süleyman Ateş
Kitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti).
Şaban Piriş
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine açık belgeler gelinceye kadar ayrılanlar olmadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ehlikitap'tan küfre sapanlarla müşrikler, kendilerine beyyine / açık kanıt gelinceye kadar çözülüp ayrılacak değillerdi.
Edip-Layth-Martha
Those who rejected amongst the people of the book and those who set up partners would not leave until proof came to them.
Muhammad Asad
IT IS NOT [conceivable] that such as are bent on denying the truth - [be they] from among the followers of earlier revelation or from among those who ascribe divinity to aught beside God* should ever be abandoned [by Him] ere there comes unto them the [full] evidence of the truth:
Rashad Khalifa
Those who disbelieved among the people of the scripture, as well as the idol worshipers, insist on their ways, despite the proof given to them.*,
The Monotheist Group
Those who rejected among the people of the Book and the polytheists would not leave until a proof came to them.