Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
الإنسان 76 · 31 Ayet
Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?
İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı bir zaman periyodu geçmemiş midir?
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.
Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.
Ona yolu gösterdik ya şükredendir ya da nankör.
Doğrusu biz, kâfirler için zincirler; demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
İnkarcılar için zincirler, prangalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.
İyiler ise, kâfur katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.
İyiler ise, kafur karıştırılmış bir kadehten içerler.
(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak…
O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.
Onlar sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden korkarlar.
Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.
"Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz."
"Biz sizi ALLAH rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz."
"Biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız" (derler).
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz."
İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
Nitekim, ALLAH onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.
Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder.
Direndikleri için onları bahçe ve ipekle ödüllendirir.
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.
Yanlarında gümüşten kaplar ve billur kupalar dolaştırılır.
Onlara gümüş tepsiler ve şeffaf bardaklarda sunulur.
Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.
Gümüşten yapılmış şeffaf bardaklar… Onları tam olarak haketmişlerdir.
Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.
Orada zencefil (ginger) karıştırılmış bir kadehten içirilirler.
(Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir.
Bir kaynak ki, ona "Selsebil" denir.
O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Onlara ölümsüz gençler servis yapacaktır. Onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.
Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
Nereye baksan nimetler ve büyük bir yönetim görürsün.
Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.
Üstlerinde yeşil kadifeden elbiseler ve ipekler vardır. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rab'leri onlara temiz bir içecek içirir.
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
Bu, ödülünüzdür ve gayretinize teşekkür edilmiştir.
(Resulüm!) Kur'an'ı sana biz, evet biz indirdik.
Kuşkusuz, Kuran'ı sana bir indirişle biz indirdik.
Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip) sabret; onlardan hiçbir günahkara, yahut hiçbir nanköre boyun eğme.
Öyleyse Rabbinin hükmünü izlemekte sabret; onlardan hiçbir nankör günahkara uyma.
Sabah akşam Rabbinin ismini yad et.
Sabah akşam Rabbinin ismini an.
Gecenin bir kısmında O'na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.
Geceleyin O'na secde et ve O'nu yücelt uzunca gecelerde.
Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.
Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.
Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
Onları biz yarattık ve yerleştirdik. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.
Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
Bu bir hatırlatmadır: Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
O, dilediğini rahmetine dâhil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
O, dilediğini/dileyeni Rahmetine sokar. Zalimlere ise acı bir ceza hazırlamıştır.