Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
عبس 80 · 42 Ayet
Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
(Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü.
Surat astı ve döndü;
Âmanın kendisine gelmesinden ötürü
O kör adam geldi diye.
Belki o temizlenecek,
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Yahut da öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı.
Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,
Kendisini zengin görüp önemsemeyene gelince;
Sen ona yöneliyorsun,
Sen ona yöneliyorsun.
Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Onun arınmamasından sana ne?
Fakat koşarak sana gelen,
Oysa, sana büyük bir hevesle gelen,
Ve (Allah'tan) korkarak gelenle,
Saygı gösterdiği halde,
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
İlgi göstermedin ona.
Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,
Dileyen bundan öğüt alır.
O, değerli sahifelerdir,
Onurlu kitaplardadır,
Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,
Yüce ve temiz.
Katiplerin ellerindedir,
Elçilerin elleriyle (yazılmıştır).
Değerli ve güvenilir kâtiplerin.
Onurlu ve güzel huylu (elçiler).
Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!
Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!
Allah onu neden yarattı?
Onu hangi şeyden yaratmıştı?
Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.
Bir spermadan onu yarattı; ölçü ve biçim verdi.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.
Sonra onu öldürdü, mezara koydu.
Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı.
Ne var ki O'nun kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
İnsan, yediğine bir baksın!
İnsan, yiyeceğine bir baksın!
Yağmurlar yağdırdık,
Biz suyu döktükçe döktük.
Sonra toprağı göz göz yardık,
Toprağı yardıkça yardık.
Bu suretle orada ekinler bitirdik,
Ve orada taneler bitirdik,
Üzümler, yoncalar,
Üzümler, çayırlar,
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Zeytinler, hurmalar,
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
Meyveler ve çayırlar bitirdik.
Meyveler ve sebzeler…
(Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Size ve hayvanlarınıza bir geçimlik olarak.
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Sonra, o müthiş patlama gerçekleşince,
İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar.
O gün kişi kaçar: kardeşinden,
Annesinden, babasından,
Annesinden, babasından,
Eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve çocuklarından…
O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.
O gün herkesin kendisine yetecek işi vardır.
O gün bir takım yüzler parıl parıl,
O gün bazı yüzler var ki aydınlık;
Güler ve sevinir.
Güleç, neşeli.
Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,
O gün bazı yüzler de perişan;
Hüzünden kapkara kesilmiştir.
Karanlık bürümüştür.
İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
İşte onlar inkârcılardır, sapanlardır.