Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
النبأ 78 · 40 Ayet
Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla.
Rahman, Rahim Allah'ın ismiyle
Birbirlerine neyi soruyorlar?
Neyi birbirlerine sorup duruyorlar?
O büyük haberden mi?
Büyük haberi mi?
(İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
Ki onlar onda anlaşmazlık halindedirler.
Hayır! Anlayacaklar!
Hayır, öğreneceklerdir.
Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
Hayır, kesinlikle öğreneceklerdir.
Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Dağları da birer kazık .
Dağları da birer kazık?
Sizi çifter çifter yarattık.
Sizi çiftler halinde yarattık.
Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.
Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
Ve üstünüze yedi sağlam (göğü) kurduk.
(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
Parlayan bir lamba yerleştirdik.
Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Bulutlardan ise şarıl şarıl yağmur indirdik.
Size tohumlar, bitkiler, yetiştirmek için
Ki onunla taneler ve bitkiler.
Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
Ve çeşit çeşit bahçeler çıkaralım.
Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
Yargılama Günü, belirlenmiş bir vakittedir.
Sur'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
Sur'a üfürüldüğü gün, hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
Gök açılmış; kapı kapı olmuştur.
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
Dağlar yürütülmüş; serap olmuştur.
Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
Cehennem ise gözetlemekte:
Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
Azgınlar için bir varış yeri olarak…
(Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar,
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
Orada bir serinlik ve bir içecek bulamazlar;
Kaynar su ve irin (tadarlar).
Ancak kaynar su ve acı bir yiyecek hariç.
Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Onlar bir hesap ummuyorlardı.
Bizim ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.
Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
Halbuki biz her şeyi sayıp yazmıştık.
Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.
Şüphesiz takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.
Erdemliler için kurtuluş vardır.
Bahçeler,bağlar,
Bağlar, bahçeler…
Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
Genç ve yaşıt eşler…
Ve içki dolu kâse(ler) .
Dolu kadehler…
Onlar orada ne boş bir lakırdı ne de yalan işitirler.
Orada ne bir boş söz ne de bir yalan işitmezler.
Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
Rabbinden bir karşılık; hesaplanmış bir armağandır.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmandır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. Hiçbir davada O'na hitap edemezler.
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.
İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
İşte gerçek gün budur. Dileyen, Rabbine doğru yol tutsun.
Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkarcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.
Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkârcı ise, "Keşke toprak olsaydım!" der.